İş Hukuku

Ana Sayfa/Makaleler/İş Hukuku
İş HukukuAv. Mehmet Serhat MALGIR9 Temmuz 2026

İş Kazası Tazminat Davası — Haklar, Süreç ve Tazminat Türleri

İş Kazası Tazminat Davası — Haklar, Süreç ve Tazminat Türleri

İş kazası tazminat davası nasıl açılır? Maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminatı hakları, süreç ve kusur oranları hakkında detaylı bilgi.

İş Kazası Nedir ve Hangi Kanunda Tanımlanmıştır?

5510 sayılı Kanun m.13’e göre iş kazası; sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren ve maddede sayılan hâllerden birinde meydana gelen olaydır. Bu hâller; sigortalının işyerinde bulunduğu sırayı, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya kendi adına bağımsız çalışanın yürüttüğü iş nedeniyle meydana gelen olayı, işverene bağlı çalışanın görevle işyeri dışına gönderilmesi sırasında asıl işini yapmadan geçen zamanı, emziren kadın sigortalının süt iznini ve işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-gelişi kapsar.

İş kazasının hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, tazminat taleplerinin temeli açısından kritik önem taşır. İş kazası, hem sosyal güvenlik hukuku hem de borçlar hukuku kapsamında sonuçlar doğurur. Sosyal güvenlik hukuku kapsamında SGK tarafından sağlanan yardımlar ve ödemeler, borçlar hukuku kapsamında ise işverene karşı açılacak tazminat davaları gündeme gelir.

İş Kazası Bildirim Yükümlülüğü Nedir ve Bildirim Süreleri Ne Kadardır?

4/a kapsamındaki sigortalının iş kazası işveren tarafından yetkili kolluğa derhâl, SGK’ya kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirilir. Kaza işverenin kontrolü dışındaki yerde olmuşsa SGK bildirim süresi kazanın öğrenildiği tarihten başlar. Bağımsız çalışanlar için 5510 m.13’te farklı bildirim kuralı vardır.

İşveren ayrıca 6331 sayılı Kanun kapsamındaki kayıt, inceleme ve bildirim yükümlülüklerine uymalıdır. Bildirimin yapılması kusurun kabulü değildir; yapılmaması idari yaptırım ve SGK yönünden mali sonuç doğurabilir. Acil sağlık kaydı, olay yeri, ekipman, kamera görüntüsü, tanık bilgisi, eğitim, risk değerlendirmesi ve kişisel koruyucu donanım belgeleri hukuka uygun biçimde korunmalıdır.

Geç veya hiç bildirim, idari para cezası yanında 5510 sayılı Kanunda öngörülen ödeme ve masrafların işverenden tahsili sonucunu doğurabilir. İşverenin genel rücu sorumluluğu ile sırf bildirim gecikmesine bağlanan sorumluluk aynı değildir; hangi giderin, hangi dönem ve kusur koşuluyla istenebileceği m.21 ve m.23'e göre ayrı hesaplanır.

İşçinin olayı gecikmeden işverene, sağlık birimine ve gerektiğinde kolluğa bildirmesi delillerin korunmasına yardımcı olur. Gecikme tek başına olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz; ancak olay yeri, tanık, kamera ve tıbbi kayıtların kaybolması ispatı güçleştirebilir.

İş Kazası Tazminat Davası Hangi Tazminat Türlerini Kapsar?

Sosyal güvenlik yardımları ile işverene karşı tazminat talepleri birbirinden ayrıdır. SGK koşulları varsa geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine gelir sağlar.

İşçinin bedensel zararı için tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar TBK m.54 çerçevesinde istenebilir. Manevi tazminat TBK m.56’daki koşullara bağlıdır. Ölüm hâlinde cenaze gideri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi ve çalışma gücü kaybı ile desteğini yitirenlerin kaybı talep edilebilir. 31 Temmuz 2026 ve sonrasında meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylarda, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma hesabının kazancı bilinen döneme ait toplamına olay tarihinden; kazancı bilinmeyen döneme ait toplamına karar tarihinden itibaren kanuni faiz yürütülür. Daha önceki olaylarda bu yeni faiz ayrımı uygulanmaz.

Destekten yoksun kalma talebi yalnız yasal mirasçı veya SGK “hak sahibi” sıfatına bağlı değildir; fiilî ve düzenli destek ilişkisi ispatlanmalıdır. SGK ödemelerinin tümü otomatik düşülmez; Kurumun rücu edebileceği bölüm, ödeme ve zarar türüne göre teknik hesap yapılır. 31 Temmuz 2026 ve sonrasındaki olaylarda bu zararlar için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödeme, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan TBK m.55'teki yeni oransal mahsup yöntemiyle indirilir. Manevi tazminat TBK m.56 uyarınca bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve olayın özellikleri değerlendirilerek takdir edilir. Zararın ağırlığı, tarafların kusuru, sürekli etki, olay tarihi ve hakkaniyet dikkate alınır. Manevi tazminatın amacı maddi zararı hesaplamak veya cezalandırmak değil, yaşanan manevi etkinin uygun bir tutarla giderilmesine katkı sağlamaktır.

Destekten yoksun kalma tazminatını, ölenin sağlığında fiilen ve düzenli olarak desteklediği veya destekleyeceği makul biçimde beklenen kişiler isteyebilir. Eş ve küçük çocuklar bakımından destek olgusu çoğu kez hayatın olağan akışından çıkarılabilse de anne, baba ve diğer kişiler yönünden somut destek ilişkisi araştırılır. Hesapta gelir, yaş, destek payları ve süreleri teknik olarak belirlenir.

İş Kazasında Kusur Oranları Nasıl Belirlenir?

İş kazasında kusur oranları, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetince belirlenir. Kusur dağılımında işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı, işçinin kurallara uyup uymadığı ve üçüncü kişilerin etkisi değerlendirilir.

İş kazalarında kusur türleri şu şekilde sınıflandırılabilir: işveren kusuru, işçi kusuru (müterafik kusur), üçüncü kişinin kusuru ve kaçınılmazlık. İşverenin kusuru, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamak, eğitim vermemek, denetim yapmamak, uygun iş ekipmanı sağlamamak gibi durumları kapsar.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverene kapsamlı önlem alma yükümlülüğü getirmiştir. Bu kanuna göre işveren, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü önlemi almak, bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek ve risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür. İşverenin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi, kusur oranının yüksek belirlenmesine yol açar.

İşçinin zararın doğumuna veya artmasına etkili kusuru tazminat hesabında indirime yol açabilir. Bununla birlikte koruyucu ekipman kullanmama veya kurala aykırılık tek başına değerlendirilmez; işverenin risk değerlendirmesi, eğitim, ekipman sağlama ve denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği de kusur incelemesine dâhildir. Kaçınılmazlık, bilim ve tekniğin o tarihte ulaştığı düzeyde alınabilecek tüm önlemlere rağmen olayın önlenemeyen bölümünü ifade eder. Varlığı yalnız bilirkişi yüzdesiyle değil, somut tehlike ile alınabilir önlemler gösterilerek hukuken değerlendirilir; tazminata etkisi sorumluluk dayanağı ve kusur dağılımına göre belirlenir.

SGK'nın Rücu Hakkı Nedir ve Nasıl Kullanılır?

SGK'nın iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işverene rücu edebilmesi, 5510 sayılı Kanun m.21'deki özel koşullara bağlıdır. İşverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi, kusur, nedensellik ve kanundaki sorumluluk sınırı incelenir. Kurumun yaptığı her ödeme, hiçbir sınırlama olmaksızın otomatik olarak işverene yüklenmez.

Rücu hesabında Kurumca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri, işverenin sorumluluk nedeni ve kusur oranı çerçevesinde değerlendirilir. Üçüncü kişinin sorumluluğu ve sigortalının işe giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi gibi hâller aynı maddede ayrı kurallara tabidir.

İş kazasının SGK'ya süresinde bildirilmemesi hâlinde, bildirim tarihine kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilebilir; gecikmenin diğer yaptırımları da özel hükümlerine göre uygulanır. Bu sonuç, “bildirime kadar yapılan her türlü harcama” biçiminde genişletilmemelidir.

İşçinin maddi tazminat hesabında SGK ödemelerinin tamamı otomatik olarak indirilmez. Kurumun rücu edebileceği bölüm, gelirin ilk peşin sermaye değeri, zarar kalemi ve mükerrer yararlanmayı önleme ilkesi teknik hesapla belirlenir.

İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Nedir?

İş kazası tazminatında tek başına “kazadan itibaren on yıl” demek her dosya için yeterli değildir. Talebin sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil temeli, zararın ne zaman belirginleştiği, gelişen zarar, ölüm tarihi ve fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanması değerlendirilir.

TBK m.146’daki on yıllık genel süre ile TBK m.72’deki iki ve on yıllık haksız fiil süreleri farklı hukuki temellere aittir. İş kazasının meydana geldiği ve zararın aynı gün belirgin olduğu dosyayla sonradan gelişen maluliyet aynı biçimde ele alınmamalıdır. Hak kaybı riski nedeniyle olay tarihine ve talebe göre derhâl süre hesabı yapılmalıdır.

Meslek hastalığı ve gelişen zarar vakalarında zararın kapsamının ne zaman belirginleştiği süre hesabını etkileyebilir. Bu konu, her durumda yalnız subjektif öğrenme tarihinden başlayan tek bir süreyle çözülemez; talebin sözleşme veya haksız fiil temeli, TBK m.72 ve m.146 ile varsa daha uzun ceza zamanaşımı birlikte incelenir.

Dava ve icra takibi ile borç ikrarı, koşulları varsa zamanaşımını kesebilir. Arabuluculuğa başvurudan son tutanağa kadar sürenin işlememesi 6325 ve 7036 sayılı kanunların ilgili hükümlerine tabidir. İş kazası tazminatı zorunlu arabuluculuk dışında olsa da ihtiyari arabuluculuğun süreye etkisi ayrıca değerlendirilebilir.

İş Güvenliği Uzmanı ve İşverenin Cezai Sorumluluğu Nedir?

Ölüm veya yaralanma soruşturması işveren, yönetici veya iş güvenliği uzmanının otomatik cezalandırılacağı anlamına gelmez. Her şüpheli yönünden görev ve yetki, dikkat ve özen yükümlülüğü, ihlalin öngörülebilirliği, kişisel kusur ve nedensellik ayrı ayrı saptanır.

Yetki devri veya uzman görevlendirilmesi işverenin bütün yükümlülüklerini kendiliğinden kaldırmaz; buna karşılık yalnız unvan taşımak da ceza sorumluluğu için yeterli değildir. Tüzel kişiler hakkında ceza sorumluluğu kurulamaz; kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri ve idari yaptırımlar saklıdır.

İş güvenliği uzmanı tespit ve önerilerini onaylı deftere yazmak, hayati tehlikede işvereni; kanundaki koşullarda yetkili Bakanlık birimini bilgilendirmekle yükümlüdür. Ancak uzman sıfatı kazadan otomatik ceza sorumluluğu doğurmaz. Sorumluluk için görev kapsamındaki somut ihlal, kusur, öngörülebilirlik ve nedensellik ayrı ayrı gösterilmelidir.

Tüzel kişi hakkında suç cezası verilemez; kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır. Şirket yöneticisi, işveren vekili, işyeri müdürü veya şantiye şefi yalnız unvanı nedeniyle sorumlu olmaz. Somut iş bölümündeki yetki, denetim yükümlülüğü, fiilî karar gücü ve kazaya etkisi kişi bazında incelenir.

İş Kazası Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davaları, 7036 sayılı Kanun m.3/3 gereğince zorunlu arabuluculuğun dışındadır. Aynı olayla bağlantılı ücret veya başka işçilik alacakları için arabuluculuk gerekebilir; talepler ayrıştırılmalıdır.

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetki 7036 sayılı Kanun m.6’ya göre davalının yerleşim yeri, işin veya işlemin yapıldığı yer ve iş kazasında kazanın veya zararın meydana geldiği yer seçenekleriyle belirlenir. Sosyal güvenlik uyuşmazlığının tarafları ve tespit talebi ayrıca değerlendirilmelidir.

Resmî dayanaklar: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 7589 sayılı Kanun

Bu makale Av. Mehmet Serhat MALGIR tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 9 Temmuz 2026
Bize Yazın