İş Hukuku

Ana Sayfa/Makaleler/İş Hukuku
İş HukukuAv. Mehmet Serhat MALGIR29 Temmuz 2026

Arabuluculuk Süreci İş Davalarında — Zorunlu Arabuluculuk Rehberi

İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

İş davalarında zorunlu arabuluculuk, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesiyle getirilen ve belirli iş uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılan bir uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Bu düzenleme, 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve iş davalarının önemli bir bölümünde dava şartı olarak uygulanmaktadır.

Zorunlu arabuluculuk, iş uyuşmazlıklarının yargıya taşınmadan önce tarafların müzakere yoluyla çözüme kavuşturulmasını amaçlamaktadır. Bu mekanizma, hem mahkemelerin iş yükünü azaltmayı hem de tarafların daha hızlı ve daha az masraflı bir şekilde uyuşmazlıklarını çözmelerini hedeflemektedir. Arabuluculuk sürecinde taraflar, bağımsız ve tarafsız bir arabulucu eşliğinde müzakere ederek ortak bir çözüm bulmaya çalışırlar.

Arabuluculuk, bir yargılama faaliyeti değildir. Arabulucu, hakim gibi karar verme yetkisine sahip değildir. Arabulucunun görevi, tarafları bir araya getirerek iletişim kurmalarını sağlamak, müzakere sürecini yönetmek ve tarafların kendi çözümlerini bulmalarına yardımcı olmaktır. Arabulucu, taraflara çözüm önerisinde bulunabilir ancak herhangi bir karar dayatamaz.

Zorunlu arabuluculuk, dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması halinde, mahkeme davayı usulden reddeder. Davacının arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemesi zorunludur. Tutanak eklenmeden açılan davada mahkeme, davacıya tutanağı sunması için kesin süre verir; bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir.

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamındaki Uyuşmazlıklar

7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Bu kapsamda değerlendirilen başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Kıdem tazminatı: İşçinin en az 1 yıl çalışması ve kanunda öngörülen fesih koşullarının oluşması halinde talep edilen tazminat.
  • İhbar tazminatı: Bildirim süresine uyulmadan yapılan fesih nedeniyle talep edilen tazminat.
  • Fazla mesai ücreti: Haftalık 45 saati aşan çalışmaların karşılığı olan ücret alacağı.
  • Yıllık izin ücreti: Kullanılmayan yıllık izinlerin ücret karşılığı.
  • Ücret alacağı: Ödenmeyen veya eksik ödenen ücret talepleri.
  • Ayrımcılık tazminatı: İşyerinde ayrımcılık yapılması nedeniyle talep edilen tazminat.
  • Kötüniyet tazminatı: İş sözleşmesinin kötüniyetle feshedilmesi halinde talep edilen tazminat.
  • İşe iade davası: Geçersiz fesih nedeniyle işe iadesini talep eden işçinin açtığı dava.

Zorunlu arabuluculuk kapsamı, 2019 yılında yapılan değişikliklerle genişletilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda da zorunlu arabuluculuk getirilmiştir. Ancak iş hukukuna özgü zorunlu arabuluculuk, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle düzenlenmiş olup, iş mahkemelerinde açılan davaları kapsamaktadır [DOĞRULANMALI].

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Davalar

7036 sayılı Kanun'un 3/3 maddesi uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

Arabuluculuk kapsamı dışında kalan diğer uyuşmazlıklar şunlardır:

  • İş kazası nedeniyle açılan maddi tazminat davaları
  • İş kazası nedeniyle açılan manevi tazminat davaları
  • Meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları
  • SGK tarafından açılan rücu davaları
  • Hizmet tespiti davaları (SGK'ya yönelik)
  • İş kazası veya meslek hastalığına ilişkin tespit davaları

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan davaların arabuluculuk kapsamı dışında bırakılmasının temel nedeni, bu davaların kamu düzenini ilgilendiren niteliğidir. İş kazası ve meslek hastalığı davaları, hem işçinin sağlığı ve güvenliği hem de sosyal güvenlik sistemi açısından önemli sonuçlar doğurmakta olup, bu alanda taraf iradesine dayalı çözümlerin yeterli korumayı sağlayamayacağı değerlendirilmiştir.

Arabuluculuk Başvuru Süreci Nasıl İşler?

Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili arabuluculuk bürosuna yapılır. 7036 sayılı Kanun'un 3/5 maddesi uyarınca, başvuru karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde başvuru, adliye yazı işleri müdürlüğüne yapılır.

Başvuru Adımları

  1. Başvuru dilekçesi: Başvurucu, arabuluculuk bürosuna yazılı veya sözlü olarak başvurur. Başvuruda tarafların kimlik ve iletişim bilgileri, uyuşmazlığın konusu ve talep edilen tutar belirtilir.
  2. Arabulucu atanması: Arabuluculuk bürosu, sicile kayıtlı arabulucular arasından bir arabulucu görevlendirir. Taraflar, listedeki arabuluculardan birini ortak olarak seçebilirler; aksi halde atama büro tarafından yapılır.
  3. İlk toplantıya davet: Görevlendirilen arabulucu, tarafları en kısa sürede ilk toplantıya davet eder. Davet, her türlü iletişim aracıyla yapılabilir.
  4. Müzakere süreci: Taraflar arabulucu eşliğinde müzakere eder. Görüşmelerin sayısı ve süresi tarafların ihtiyacına göre belirlenir.
  5. Son tutanak düzenlenmesi: Süreç sonunda arabulucu, anlaşma veya anlaşamama son tutanağını düzenler.

Süre Sınırları

Arabuluculuk süresi, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta ile sınırlıdır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 1 hafta uzatılabilir. Dolayısıyla arabuluculuk süreci en fazla 4 hafta sürebilir (İK m.3/10) [DOĞRULANMALI].

İşe iade taleplerinde arabuluculuk süresi farklıdır. İşe iade talebiyle yapılan başvurularda arabuluculuk süreci, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandırılır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 1 hafta uzatılabilir.

Arabuluculuk Görüşmelerinin Yürütülmesi

Arabuluculuk görüşmeleri, tarafların ve arabulucunun bir araya gelmesiyle gerçekleştirilir. Görüşmeler, arabulucunun ofisinde, adliye arabuluculuk merkezinde veya tarafların üzerinde anlaştığı herhangi bir yerde yapılabilir. Görüşmelere taraflar bizzat katılabileceği gibi, vekilleri aracılığıyla da katılabilirler.

Arabuluculuk görüşmelerinde gizlilik esastır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sırasında tarafların veya arabulucunun beyan ve belgeleri, mahkemede veya tahkim yargılamasında delil olarak kullanılamaz. Bu gizlilik ilkesi, tarafların müzakere sürecinde daha açık ve samimi davranmalarını teşvik etmeyi amaçlar.

Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşverenin tüzel kişi olması halinde, görüşmelere şirket yetkilisi, insan kaynakları müdürü veya avukat katılabilir. İşçi de avukatıyla birlikte veya tek başına katılabilir.

Arabuluculuk görüşmelerine katılım zorunluluğu önemli bir husustur. 7036 sayılı Kanun'un 3/12 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması halinde, arabuluculuk faaliyeti sona erer ve katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir. Katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez.

Anlaşma Tutanağı ve Hukuki Sonuçları

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması halinde, arabulucu tarafından anlaşma belgesi düzenlenir. Anlaşma belgesi, tarafların üzerinde mutabık kaldıkları hususları içerir ve taraflar ile arabulucu tarafından imzalanır. Anlaşma belgesi, taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından birlikte imzalanırsa ilam niteliğinde belge sayılır.

İlam niteliğindeki anlaşma belgesi, mahkeme kararı gibi icra edilebilir. Yani alacaklı taraf, anlaşma belgesine dayanarak doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir. Bu durum, arabuluculuk sürecinin en önemli avantajlarından biridir ve anlaşma sonrası yeniden dava açılmasına gerek kalmaz.

Anlaşma belgesinin taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından birlikte imzalanmaması halinde, belge ilam niteliği taşımaz. Bu durumda anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir. İcra edilebilirlik şerhi, asıl uyuşmazlık hakkındaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan mahkemeden alınır.

Anlaşma Belgesinin İçeriği

Anlaşma belgesinde bulunması gereken temel unsurlar şunlardır: tarafların kimlik ve iletişim bilgileri, arabulucunun kimlik bilgileri, uyuşmazlığın konusu, anlaşma koşulları (ödeme miktarı, ödeme tarihi, taksit koşulları vb.), anlaşma tarihi ve taraflar ile arabulucunun imzaları.

Anlaşma belgesinde ödeme koşullarının açık ve net bir şekilde belirlenmesi önemlidir. Toplam ödeme tutarı, ödeme tarihi veya taksit planı, ödeme şekli (nakit, havale, EFT vb.) ve gecikme halinde uygulanacak yaptırımlar açıkça belirtilmelidir.

İşe iade taleplerinde anlaşma belgesinin içeriği farklılık gösterir. Tarafların işe iade konusunda anlaşması halinde, işçinin işe başlama tarihi, işe başlatmama halinde ödenecek tazminat miktarı ve boşta geçen süre ücreti belgesinde yer almalıdır [DOĞRULANMALI].

Anlaşamama Tutanağı ve Dava Açma Süreci

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması halinde, arabulucu tarafından son tutanak (anlaşamama tutanağı) düzenlenir. Bu tutanak, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sona erdiğini belgeler ve dava açma hakkının kullanılmasının ön koşuludur.

Anlaşamama tutanağının düzenlenmesinin ardından, davacı iş mahkemesinde dava açabilir. Dava açma süreleri, uyuşmazlığın türüne göre değişir:

  • İşe iade davası: Anlaşamama tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir ve kaçırılması halinde dava hakkı kaybedilir.
  • Alacak ve tazminat davaları: Genel zamanaşımı süreleri içinde dava açılabilir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ve ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Arabuluculuk süresince zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu düzenleme, arabuluculuk sürecinin zamanaşımı bakımından tarafları dezavantajlı konuma düşürmesini engellemek amacıyla getirilmiştir.

Arabuluculuk Ücretleri ve Masraflar

Arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenir. Tarafların anlaşması halinde arabuluculuk ücreti, anlaşılan miktar üzerinden Tarife'de belirlenen oranlara göre hesaplanır ve taraflarca eşit olarak paylaşılır. Aksi kararlaştırılabilir.

Tarafların anlaşamaması halinde, ilk iki saatlik arabuluculuk ücreti Hazine tarafından karşılanır. Bu düzenleme, arabuluculuk sürecinin taraflara ek mali yük getirmesini sınırlandırmayı amaçlamaktadır. İlk iki saati aşan kısım için ücret, taraflarca eşit olarak ödenir [DOĞRULANMALI - güncel ücret tarifesi kontrol edilmelidir].

Arabuluculuk sürecinde tarafların avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak özellikle karmaşık uyuşmazlıklarda ve yüksek tutarlı alacaklarda, tarafların avukat desteği almaları önerilir. Avukat ücreti, tarafların kendi yükümlülüğündedir ve arabuluculuk ücretinden ayrıdır.

İşe İade Davalarında Arabuluculuk Süreci

İşe iade davalarında arabuluculuk süreci, diğer iş davalarından bazı farklılıklar gösterir. İşçi, iş sözleşmesinin fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü süredir.

Arabuluculuk sürecinde tarafların işe iade konusunda anlaşması halinde, anlaşma belgesinde işçinin işe başlama tarihi açıkça belirtilmelidir. Ayrıca işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı da belgesinde yer alabilir.

Tarafların anlaşamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açılmalıdır. Bu sürenin kaçırılması halinde dava hakkı düşer. İşe iade davasında yargılama basit yargılama usulüne göre yapılır ve mahkemece ivedilikle sonuçlandırılması gerekir. Dava, mahkemece 2 ay içinde sonuçlandırılmalı, Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 ay içinde kesinleşmelidir [DOĞRULANMALI].

Arabuluculukta Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Arabuluculuk sürecinde tarafların dikkat etmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır. Bu hususlar, sürecin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamanın yanı sıra, tarafların hak kaybına uğramamaları açısından da büyük önem taşır.

İşçi Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Sürelere dikkat: İşe iade taleplerinde fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurulmalıdır. Süre kaçırılırsa hak kaybı yaşanır.
  • Belge hazırlığı: Arabuluculuk görüşmesine gitmeden önce, iş sözleşmesi, maaş bordroları, banka hesap hareketleri, fesih bildirimi ve diğer ilgili belgeler hazırlanmalıdır.
  • Hukuki danışmanlık: Arabuluculuk görüşmesine gitmeden önce bir iş hukuku avukatına danışılması, hakların korunması açısından önemlidir.
  • Anlaşma belgesini dikkatli inceleme: Anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olacağı unutulmamalı, içeriği dikkatli okunmalı ve anlaşılmayan hususlar sorulmalıdır.
  • İbraname ile karıştırmama: Arabuluculuk anlaşma belgesi, ibranameden farklıdır. İbraname imzalanmasının sonuçları ile arabuluculuk anlaşmasının sonuçları birbirinden ayrıdır.

İşveren Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İlk toplantıya katılım: Geçerli mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmamak ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Davada haklı çıkılsa bile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yaptırımı uygulanır.
  • Yetkili temsilci görevlendirme: Arabuluculuk görüşmelerine katılacak temsilcinin anlaşma yapma yetkisine sahip olması gerekir.
  • Maliyet-fayda analizi: Arabuluculukta anlaşmanın sağlayacağı maliyet tasarrufu (avukatlık ücreti, yargılama giderleri, zaman kaybı) ile teklif edilen anlaşma tutarı karşılaştırılmalıdır.
  • İşe iade taleplerinde strateji: İşe iade talebinde anlaşma sağlanması halinde, anlaşma koşullarının uygulanabilir olmasına dikkat edilmelidir.

Arabuluculuğun Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları

  • Hız: Arabuluculuk süreci en fazla 4 hafta sürerken, iş davaları yıllarca devam edebilir.
  • Düşük maliyet: Yargılama sürecine kıyasla çok daha düşük masraf gerektir.
  • Gizlilik: Süreç gizli tutulur, tarafların itibarı korunur.
  • Esneklik: Taraflar, mahkeme kararıyla elde edemeyecekleri çözümler üzerinde anlaşabilir.
  • İlişki korunması: Müzakere yoluyla çözüm, taraflar arasındaki ilişkinin korunmasına yardımcı olabilir.

Dezavantajları

  • Güç dengesizliği: İşçi ile işveren arasındaki güç dengesizliği, müzakere sürecini etkileyebilir.
  • Bilgi asimetrisi: İşçinin haklarını tam olarak bilmemesi, düşük tutarlarda anlaşmaya yol açabilir.
  • Ek süre: Anlaşma sağlanamaması halinde, arabuluculuk süreci dava öncesinde ek süre kaybına neden olur.
  • Baskı riski: İşçinin, ekonomik zorluklar nedeniyle düşük tutarlarda anlaşmaya zorlanma riski bulunur.

Arabuluculuk sürecinin etkinliği, büyük ölçüde arabulucunun yetkinliğine, tarafların iyi niyetine ve müzakere sürecinin profesyonel yürütülmesine bağlıdır. İyi yönetilen bir arabuluculuk süreci, hem işçi hem de işveren için kazanç sağlayabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.

Bu makale Av. Mehmet Serhat MALGIR tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 29 Temmuz 2026
Bize Yazın