Noterlik Hukuku

Ana Sayfa/Makaleler/Noterlik Hukuku
Noterlik HukukuAv. Mustafa MALGIR27 Temmuz 2026

Taşınmaz Satış Vaadi — Noter Şartı ve Tapuya Şerh

Taşınmaz Satış Vaadi — Noter Şartı ve Tapuya Şerh

TBK m.29 ve TMK m.1009 kapsamında taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter düzenleme zorunluluğunu, tapuya şerh sürecini, cebri tescil ve ifa davası konularını detaylı biçimde açıklıyoruz.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, Türk hukuk sisteminde gayrimenkul alım-satım işlemlerinin ön aşamasını oluşturan ve taraflara ileride belirli bir taşınmazın satışını gerçekleştirme yükümlülüğü yükleyen önemli bir hukuki araçtır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1009. maddesi, satış vaadi sözleşmesinin hukuki çerçevesini belirler. Bu makalede taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tanımı, şekil şartı, noter düzenleme zorunluluğu, tapuya şerh, cebri tescil, ifa davası ve uygulamadaki sorunları kapsamlı biçimde ele alacağız.

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, taraflardan birinin veya her ikisinin ileride belirli bir taşınmazın satış sözleşmesini yapma borcu altına girdiği ön sözleşmedir. TBK m.29 uyarınca bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir ve tarafları bağlar. Satış vaadi, asıl satış sözleşmesinden farklı olarak, doğrudan mülkiyet devri sonucu doğurmaz; taraflara yalnızca ileride satış sözleşmesi yapma borcu yükler.

Satış vaadi borçlandırıcıdır; taşınmaz mülkiyetini devretmez. Vaat alacaklısı kural olarak sözleşmenin karşı tarafına yönelir. Tapu siciline şerh, kişisel hakkı ayni hakka dönüştürmez; TMK m.1009 ve Tapu Kanunu m.26 uyarınca sonraki hak sahiplerine karşı ileri sürülebilirlik etkisi sağlar.

Noter Düzenleme Zorunluluğu

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Bu zorunluluk, TBK m.29/2 hükmünden ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.60/3 ve m.89 hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Kanun, asıl sözleşme için öngörülen şekil şartını ön sözleşme için de aramaktadır. Taşınmaz satışı resmi şekle tabi olduğundan, satış vaadi de resmi şekle (düzenleme şekline) tabidir. Düzenleme biçiminde noter ilgililerin iradesini saptar, metni kanuna uygun biçimde düzenler, okutur ve imzaları alarak işlemi tamamlar. Yalnız imza onayı, kanunun aradığı düzenleme biçimini karşılamaz.

Şekle aykırılığın yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. TBK m.12 uyarınca kanunda öngörülen şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler kesin hükümsüz olup, taraflardan herhangi biri bu hükümsüzlüğü yargılamanın her aşamasında ileri sürebilir. Hâkim de şekle aykırılığı resen (kendiliğinden) dikkate alır. Kesin hükümsüz bir sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılamaz.

Ancak TMK m.2 dürüstlük kuralı çerçevesinde, şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği istisnai durumlar Yargıtay tarafından da kabul edilmektedir. Bu durumlar oldukça sınırlı olup, her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmektedir.

Satış Vaadi Sözleşmesinin İçeriği ve Esaslı Unsurları

Geçerli ve uygulanabilir bir satış vaadinde başlıca unsurlar şunlardır:

  • Taşınmaz: Tapu bilgileri veya tereddüde yer bırakmayan başka belirleme ölçütü.
  • Bedel: Belirli veya objektif ölçütlerle belirlenebilir satış bedeli.
  • Taraflar ve temsil: Kimlik ile varsa satış vaadi yapmaya yeterli temsil yetkisi.
  • Vaat iradesi: İleride taşınmaz satış sözleşmesi kurma borcunun açık olması.
  • İfa düzeni: Vade, ödeme, teslim ve tescil koşullarının belirlenmesi; bu ayrıntıların bir bölümü geçerlilikten çok ifa ve ispat bakımından önem taşır.

Tapuya Şerh Verilmesi ve Hukuki Sonuçları

Noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerhini taraflardan her biri isteyebilir. Şerh, alıcının kişisel hakkını ayni hakka dönüştürmez; hakkın sonradan taşınmaz üzerinde hak kazanan kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağlar. Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya tescil istenmezse Tapu Kanunu m.26 uyarınca şerh tapu sicil müdürlüğünce resen terkin olunur.

Şerh yoksa üçüncü kişinin kazanımı, TMK m.1023'teki iyi niyet koruması ve somut olayda satış vaadini bilip bilmediği/gerekli özeni gösterip göstermediği çerçevesinde değerlendirilir. “Taşınmaz devredilirse alıcı her durumda yalnız tazminat ister” denemez.

Tescile Zorlama Davası

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine rağmen satıcının tapu devrini gerçekleştirmemesi hâlinde alıcı, koşulları varsa tescile zorlama davası açabilir. TMK m.716 uyarınca mülkiyetin kazanılmasını sağlayan bir hukuki sebep bulunmasına rağmen taşınmaz kendi adına tescil edilmeyen kişi, mülkiyetin tescilini engelleyen kişiye karşı dava açabilir. Cebri tescil davası (tapu iptali ve tescil davası), satış vaadi sözleşmesine dayanan alıcının, mahkemeden satıcı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ettiği bir eda davasıdır. Bu davanın açılabilmesi için şu koşulların bir arada bulunması gerekir:

  • Geçerli sözleşme: Noterlikte düzenleme biçimindeki satış vaadi bulunmalıdır; şekle aykırılığın dürüstlük kuralıyla ilişkisi çok istisnai somut hâllerde ayrıca incelenebilir.
  • Karşı edim: Bedel borcunun sözleşmeye göre ifa edilmiş veya ifaya hazır olması; gerekiyorsa bakiye bedelin depo edilmesi.
  • Tescil olanağı ve taraflar: Tapu kaydı, sonraki devirler, şerh ve üçüncü kişinin iyiniyeti incelenir. Taşınmazın devredilmiş olması her dosyada otomatik olarak yalnız tazminat sonucu doğurmaz.
  • Süre: Genel on yıllık zamanaşımı uygulanıyorsa muacceliyet tarihinden hesaplanır; özel olgular ve dürüstlük kuralı ayrıca değerlendirilir.

İfa Davası ve Tazminat

Tescil imkânsızlaşmış veya borçlu sözleşmeye aykırı davranmışsa alacaklı, koşullarına göre aynen ifa, dönme, müspet ya da menfi zarar talebinde bulunabilir. Müspet ve menfi zarar farklı hukuki sonuçlara bağlıdır; aynı ihlal için sebep ve seçim açıklanmadan üst üste istenemez. Ceza koşulu ve kapora hükümleri sözleşme metni ile TBK'ya göre ayrıca incelenir. On yıllık genel zamanaşımı sözleşmenin imzalandığı gün değil, alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Vade belirlenmemişse TBK m.90 ve borcun ifasının istenebilir hâle geldiği tarih değerlendirilir. Satış vaadi zilyetliğin devriyle birlikte uzun süre ifa edilmişse zamanaşımı definin dürüstlük kuralıyla ilişkisi somut olaya göre incelenebilir.

Satış Vaadi Sözleşmesinin Sona Ermesi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi çeşitli nedenlerle sona erebilir:

  • İfa: Nihai satış ve tescille vaat borcu yerine getirilir.
  • Sona erdirme anlaşması: Taraflar kanuni şekil ve kazanılmış hakları gözeterek karşılıklı anlaşabilir.
  • Zamanaşımı: Borcu kendiliğinden sona erdirmez; ileri sürülebilen bir defi doğurur.
  • İfa imkânsızlığı: TBK m.136 ve devamında kusur, karşı edim ve tazminat sonuçları ayrı değerlendirilir. Kamulaştırma veya yapının yıkılması her durumda taşınmaz payının devrini hukuken imkânsız kılmaz.
  • Temerrüt ve dönme: TBK m.117 ve m.123–126 koşulları, ek süre istisnaları ve sözleşme hükümleri birlikte uygulanır.

Satış Vaadi ile Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin İlişkisi

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz payı devri ile eser meydana getirme edimlerini birleştiren karma nitelikte bir sözleşmedir ve resmî şekle tabidir. İşlem tapu sicil müdürlüğünde veya kanunun yetki verdiği noterlikte düzenlenebilir; yalnız imza onayı yeterli değildir. Sözleşmeden doğan haklar TMK m.1009 uyarınca tapuya şerh edilebilir. Şekle aykırılığın ileri sürülmesi, tarafların ifa düzeyi ve dürüstlük kuralı somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Yabancıların Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Yapması

Yabancı gerçek kişiler bakımından genel karşılıklılık koşulu 2012'de kaldırılmıştır. Edinim; Cumhurbaşkanınca belirlenen ülke/kişi sınırlamaları, taşınmazın özel güvenlik veya askerî yasak bölge durumu, ilçe ve ülke yüzölçümü sınırları ile ülke genelinde kişi başına otuz hektar üst sınırına tabidir. Cumhurbaşkanı bu otuz hektarlık sınırı iki katına kadar çıkarabilir. Satış vaadi düzenlenebilmesi, nihai edinimin bu sınırlamalara uygun olacağı anlamına gelmez.

Yabancı tarafın kimlik belgesi, tercüme ve tercüman ihtiyacı kişinin Türkçe bilmesi, belgenin dili ve noterlik/tapu uygulamasına göre belirlenir; her işlemde aynı belge zinciri zorunlu değildir. Noterler 4 Temmuz 2023'ten beri satış vaadinden ayrı olarak taşınmaz satış sözleşmesi de düzenleyebilmektedir.

Yargıtay Kararları Işığında Satış Vaadi

Yerleşik uygulamada resmî şekil geçerlilik koşulu, vaat alacaklısının tescil isteme hakkı, şerhin sonraki kazanımlara etkisi, zilyetliğin devredildiği uzun süreli ifalarda zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralıyla ilişkisi ve üçüncü kişinin iyi niyeti somut olgulara göre incelenir.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İşlemden önce tarafların kimlik ve temsil yetkisi, tapu kaydı, takyidatlar, imar durumu, vaat bedeli ve ödeme takvimi, teslim/tescil tarihi, şerh talebi, ceza koşulu ve masraflar açıkça belirlenmelidir. Satış vaadi mülkiyeti devretmez; nihai satış veya tescil gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Şerh ayni hak yaratır mı?

Hayır. Kişisel hakkı sonraki hak sahiplerine karşı ileri sürülebilir kılar.

Şerh ne kadar sicilde kalır?

Beş yıl içinde satış veya tescil istenmezse Tapu Kanunu m.26 uyarınca resen terkin edilir.

Zamanaşımı ne zaman başlar?

Kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihte; sözleşme tarihinde değil.

Yabancılar için karşılıklılık aranır mı?

Genel karşılıklılık koşulu yoktur; Tapu Kanunu m.35'teki kişi, ülke, yer ve alan sınırlamaları uygulanır.

Bu makale Av. Mustafa MALGIR tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 5 Eylül 2026
Bize Yazın