Noterden Düzenleme ve Onaylama Farkı — Hangi İşlem Hangisini Gerektirir

1512 sayılı Noterlik Kanunu kapsamında düzenleme şeklinde ve onaylama şeklinde noter işlemleri arasındaki farkları, hangi işlemlerin düzenleme şeklinde yapılmasının zorunlu olduğunu ve uygulamadaki sonuçlarını detaylı biçimde açıklıyoruz.
Noterlik işlemleri belgelerin resmiyet ve ispat gücü bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Düzenleme biçiminde noter işlem metnini ilgililerin iradesine göre kurar; onaylamada esas olarak hazır metindeki imzanın ilgiliye ait olduğunu belgelendirir. Doğru biçim, işlemin özel kanunundaki geçerlilik veya ispat şartına göre belirlenir.
Noterlik Kanunu'nda Düzenleme ve Onaylama Kavramları
1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi, noterlik işlemlerinin genel çerçevesini belirlemektedir. Bu maddeye göre noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek amacıyla işlem ve belgeleri düzenleme veya onaylama yoluyla gerçekleştirirler. Düzenleme şeklinde yapılan işlemler Kanun'un 84-89. maddeleri arasında, onaylama şeklinde yapılan işlemler ise 90-97. maddeleri arasında ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.
Düzenleme biçimindeki işlemde noter, ilgililerin gerçek iradelerini belirler; işlemi kanuna uygun biçimde yazar, ilgililere okutur ve beyanlarıyla imzalarını resmî senede bağlar. Onaylamada ise noter, ilgililerce hazırlanmış metindeki imzanın huzurunda atıldığını veya ilgili tarafından kendisine ait olduğunun kabul edildiğini şerhle belgelendirir. Bununla birlikte onaylama işleminde de kimlik, ehliyet, temsil yetkisi, irade ve işlemin emredici hukuk ile ahlaka uygunluğu yönünden noterlik mevzuatının öngördüğü kontroller yapılır.
Düzenleme Şeklinde (Tanzim) İşlem Nedir?
Düzenleme biçiminde noter, ilgililerin gerçek iradelerini öğrenir; işlemi kanuna uygun şekilde yazar, ilgililere okutur, iradelerine uygun bulduklarına ilişkin beyanlarını ve imzalarını alır, tarih ve imzasıyla tamamlar. Düzenleme senedi HMK m.204 anlamında resmî senettir ve sahteliği ispatlanıncaya kadar kesin delil oluşturur. Kesin delil gücü, noterin düzenlediği ve huzurunda gerçekleşen hususlara ilişkindir; senetteki her maddi beyanın doğruluğunu mutlaklaştırmaz.
Onaylama Şeklinde (Tasdik) İşlem Nedir?
Onaylamada metin ilgililerce hazırlanır; noter imzanın huzurunda atıldığını veya ilgili tarafından kendisine ait olduğunun kabul edildiğini şerhle belgelendirir. HMK m.205 uyarınca onaylı adi senette imza inkâr edilmedikçe kesin delil niteliği doğabilir; içeriğin maddi doğruluğu düzenleme senedindeki gibi noter tarafından kurulmuş sayılmaz.
Noter onaylama işleminde tamamen pasif değildir. Kimlik ve ehliyeti, temsil yetkisini, iradenin açıklanmasını, işlemin kanuna veya ahlaka aykırı olup olmadığını ve kanunun emredici şekil şartını görev sınırları içinde kontrol eder. Sahtelik iddiası ayrı dava yanında görülmekte olan davada HMK m.208 ve devamı uyarınca da incelenebilir.
Düzenleme ve Onaylama Arasındaki Temel Farklar
Düzenleme işleminde metin noter tarafından ilgililerin iradesine göre oluşturulur ve noter huzurunda gerçekleşen beyan ile imzalar resmî senede bağlanır. Onaylamada ise ilgililerce hazırlanmış metindeki imzanın ilgiliye ait olduğu noterlik şerhiyle belgelenir. İspat gücü HMK m.204–205'e göre, noterin bizzat tespit ettiği olgu ile tarafın maddi beyanı ayrılarak belirlenir.
Onaylamada noter yalnız “pasif imza tanığı” değildir; kimlik, ehliyet, temsil, irade ve işlemin emredici hukuk/ahlak kurallarına uygunluğu bakımından kanuni görevini yerine getirir. Düzenleme işleminin harç veya ücretinin her zaman daha yüksek, süresinin her zaman daha uzun olduğu şeklinde hukuki bir kural yoktur; toplam tahsilat ve işlem süresi belge türü, değer, sayfa, nüsha ve incelemeye göre değişir.
Taraflar işlem biçimini yalnız “daha güçlü” gördükleri seçeneğe göre belirleyemez. Kanun düzenleme biçimini geçerlilik şartı yapmışsa onaylama yeterli olmaz; kanunun yazılı veya başka bir şekli yeterli gördüğü hâllerde ise düzenleme zorunlu değildir.
Düzenleme Şeklinde Yapılması Zorunlu İşlemler
Noterlik Kanunu m.89 ve özel kanunlar uyarınca taşınmaz satış vaadi, taşınmaz satış sözleşmesi, resmî vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi işlemlerde düzenleme biçimi aranır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kural olarak miras sözleşmesi şeklindedir; devletçe tanınmış bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uygun sözleşmede TBK m.612 uyarınca yazılı şekil yeterlidir.
Her yazılı işlem noter düzenlemesine tabi değildir. Miras paylaşma sözleşmesi TMK m.676 uyarınca yazılı şekilde yapılabilir; noter zorunlu değildir. Kefalet TBK m.583'teki nitelikli yazılı şekle tabidir, noter şartı yoktur. Evlat edinmeye rıza TMK m.309'a göre mahkemede açıklanır. Şirket sözleşmelerinde MERSİS ve ticaret sicili müdürlüğündeki imza usulleri nedeniyle bütün kuruluşlarda genel noter zorunluluğu bulunduğu söylenemez. Vekâletnamenin şekli, yapılacak asıl işlem ve Noterlik Kanunu m.89 birlikte değerlendirilir.
Onaylama Şeklinde Yapılabilen İşlemler
Kanun düzenleme biçimini zorunlu kılmamışsa imza onayı yeterli olabilir; ancak işlemin asıl şekli ve temsil yetkisi ayrıca incelenir. Başlıca noterlik işlemleri şunlardır:
- İmza onayı: Noter, imzanın huzurunda atıldığını veya ilgili tarafından kendisine ait olduğunun kabul edildiğini şerhle belgeler.
- Örnek çıkarma: Belgenin aslı veya yetkili elektronik kaydı esas alınarak örneği çıkarılır ve kanuni şerh verilir.
- Tespit: Belgenin ibrazı, tarih, ihtar veya elektronik veri gibi olgular Noterlik Kanununun ilgili hükümlerine göre tespit edilebilir; bu işlem fikrî hakkın varlığını kendiliğinden yaratmaz.
- Vekâletname: Vekâletnamenin biçimi, vekilin yapacağı asıl işlem ve Noterlik Kanunu m.89'a göre belirlenir. “Genel vekâletname onaylama, özel vekâletname düzenleme” şeklinde tek bir ayrım güvenilir değildir.
- Çeviri işlemi: Noterlik Kanunu m.103 uyarınca bir dilden diğer dile veya bir yazıdan başka bir yazıya çevirme işlemi yapılabilir.
Şekle Aykırılığın Hukuki Sonuçları
Kanunun geçerlilik şekli öngördüğü işlem bu şekle uyulmadan kurulursa kural olarak hüküm doğurmaz; ancak yaptırım ve ileri sürülme biçimi ilgili özel hüküm, işlemin niteliği ve dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilir. Kanunun yalnız ispat şekli veya üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik için şekil öngördüğü hâllerde sonuç farklıdır. Bu nedenle “noter düzenlemesi her zaman onaylamanın yerine geçer” veya bütün şekil aykırılıklarının aynı sonucu doğurduğu söylenmemelidir.
Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Önce işlemin tabi olduğu özel kanun ve öngörülen geçerlilik, ispat veya üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik şekli belirlenmelidir. Noter düzenlemesi, kanunun başka makam veya özel usul aradığı bir işlemin yerine kendiliğinden geçmez; onaylama da düzenleme biçimi zorunlu olan işlemi geçerli kılmaz.
Tarafların kimliği ve temsil belgeleri, ehliyet, yabancı dil/tercüman ihtiyacı, işlem konusu ve bedeli somut dosyaya göre kontrol edilir. Yüksek işlem değeri tek başına düzenleme biçimini zorunlu kılmaz. Doğru şekil, tarafların ispat ihtiyacıyla birlikte değerlendirilir; “tereddütte düzenleme her zaman onaylamanın yerine geçer” biçiminde genel kural yoktur.
Yargıtay Kararları Işığında Düzenleme ve Onaylama
Uygulamada temel ayrım, noterin senedi doğrudan düzenleyip irade beyanını resmîleştirmesi ile hazır metindeki imzayı onaylamasıdır. Resmî senedin ispat gücü yalnız kanunda kapsadığı olgular için geçerlidir; irade bozukluğu, ehliyetsizlik, muvazaa veya sahtelik iddiaları usulüne uygun delillerle ileri sürülebilir.
Noterlik İşleminde Harç ve Ücret
Toplam tahsilat; işlemin türüne ve değerine göre harç, noter ücreti, yazı veya karşılaştırma ücreti, damga vergisi, değerli kâğıt ve giderlerden oluşabilir. Düzenleme işleminin her durumda onaylamadan daha yüksek harca tabi olduğu veya onaylamada daima maktu harç alındığı söylenemez. 492 sayılı Kanuna bağlı tarife, 488 sayılı Kanun ve işlem tarihinde yürürlükteki Noterlik Ücret Tarifesi birlikte uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Onaylama belgenin içeriğini tartışılmaz hâle getirir mi?
Hayır. Esas olarak imza, kimlik ve tarih yönünden resmiyet sağlar; içeriğin maddi doğruluğu ayrıca tartışılabilir.
Kefalet için noter gerekir mi?
Hayır. TBK m.583'teki yazılı ve el yazılı unsurlar gerekir; noter geçerlilik şartı değildir.
Miras paylaşması noterde mi yapılır?
Yazılı şekil yeterlidir. Noter düzenlemesi ispat ve uygulama kolaylığı sağlayabilir, ancak genel geçerlilik şartı değildir.
Bu makale Av. Mustafa MALGIR tarafından hazırlanmıştır.


