Ticaret Hukuku

Ana Sayfa/Makaleler/Ticaret Hukuku
Ticaret HukukuAv. Mehmet Serhat MALGIR22 Temmuz 2026

Ticari Dava ve Arabuluculuk — Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Ticari Dava ve Arabuluculuk — Zorunlu Arabuluculuk Süreci

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk, 7155 sayılı Kanunla TTK m.5/A'ya eklenmiş ve 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girmiştir. 1 Eylül 2023'ten itibaren konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarına itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da açıkça eklenmiştir. Sürecin genel usulü HUAK m.18/A'ya, ticari kapsam TTK m.4 ve m.5/A'ya göre belirlenir; iş ve tüketici uyuşmazlıklarının kendi dava şartı rejimleri ayrıdır.

Arabuluculuk Nedir ve Ticari Davalarda Neden Zorunludur?

Arabuluculuk, tarafsız ve bağımsız arabulucunun sistematik tekniklerle tarafların iletişim ve çözüm üretmesine yardım ettiği, karar verme yetkisinin taraflarda kaldığı uyuşmazlık çözüm yoludur. Dava şartı arabuluculukta zorunlu olan anlaşmak değil, kanunda öngörülen başvuruyu usulüne uygun tamamlamaktır.

Ticari dava şartı 7155 sayılı Kanunla TTK m.5/A'ya eklenmiş ve 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girmiştir. Amaç, taraflara mahkeme öncesinde hızlı ve iradeye dayalı bir çözüm olanağı sunmaktır. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en çok iki hafta uzatılabilir.

Hangi Ticari Uyuşmazlıklar Zorunlu Arabuluculuk Kapsamındadır?

TTK m.5/A uyarınca, TTK m.4'te ve diğer kanunlarda ticari dava sayılan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Düzenleme 1 Eylül 2023'ten itibaren itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını da açıkça kapsamaktadır.

Uyuşmazlığın ticari dava sayılması tek başına her talebi kapsama sokmaz; talebin kanunda sayılan dava türlerinden olması gerekir. Tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun zorunlu olduğu ya da tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde HUAK m.18/A'daki istisna gözetilir.

Zorunlu Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?

Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna; büro bulunmayan yerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Yetki itirazı ilk toplantıda ileri sürülür ve HUAK m.18/A'daki usulle değerlendirilir. Dava açılırken son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dilekçeye eklenmesi gerekir; eksiklik verilen kesin sürede giderilmezse dava usulden reddedilir.

Arabuluculuk Görüşmeleri Nasıl Yürütülür?

Arabulucu görevlendirmeyi kabul ettikten sonra tarafları toplantıya davet eder, sürecin ilkelerini açıklar ve tarafsız biçimde müzakereyi yürütür. Taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir; şirketi temsil eden kişinin sulh ve anlaşma yetkisi kontrol edilmelidir. Arabulucu çözüm seçeneği geliştirilmesine yardım edebilir fakat bağlayıcı karar veremez.

Arabuluculuk sürecinin başlamasıyla sona ermesi arasındaki dönemde zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez; dava şartı bakımından HUAK m.18/A/15 uygulanır. Görüşmelerde sunulan, arabuluculuk dışında da mevcut olan bir belge yalnız süreçte kullanıldığı için delil niteliğini kaybetmez. Gizlilik ve delil yasağının kapsamı HUAK m.4–5'e göre ayrı değerlendirilir.

Arabuluculuk Sürecinin Süresi Ne Kadardır?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır; zorunlu hâllerde süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Sürenin dolması tarafların anlaşma yapmasına engel değildir; ancak dava şartının yerine getirilmesi bakımından son tutanak düzenlenir. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Anlaşma ve Anlaşamama Tutanağı Nedir?

Anlaşma belgesi taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Taraflardan biri, anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini görevli mahkemeden isteyebilir. Taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ise şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Kanunun özel olarak sulh hukuk mahkemesi şerhi aradığı taşınmazın devri veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalar gibi hâller saklıdır.

Taraflar anlaşmaya vardıkları hususlar hakkında sonradan dava açamaz. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak, yalnız görüşmenin anlaşmayla sonuçlanmadığını ve kanunen yazılması gereken hususları gösterir; tarafların gizli beyanları tutanağa geçirilmez.

İlk Toplantıya Katılmamanın Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Geçerli mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine hükmedilecek karşı vekâlet ücretinin yarısına karar verilir. Her iki taraf da toplantıya katılmazsa herkes kendi yaptığı yargılama giderini üzerinde taşır. Bu sonuçlar 12 Mart 2024'te yürürlüğe giren güncel HUAK m.18/A rejimine göre uygulanır.

Arabuluculukta Gizlilik İlkesi ve Delil Yasağı

Arabulucu, taraflar ve sürece katılan diğer kişiler, aksi kararlaştırılmadıkça arabuluculuk faaliyeti çerçevesinde kendilerine sunulan veya elde ettikleri bilgi ve belgeleri gizli tutar (HUAK m.4). Gizlilik yükümlülüğünün kanundaki istisnaları, anlaşmanın uygulanması/ifa edilebilirliği için gerekli açıklamalar ve özel bildirim yükümlülükleri somut olaya göre dar yorumlanır.

HUAK m.5; arabuluculuk daveti veya katılma isteği, süreçte ileri sürülen görüş ve teklifler, öneriler, kabul beyanları ile yalnız arabuluculuk için hazırlanan belgelerin sonradan delil olarak kullanılmasını veya bunlar hakkında tanıklığı yasaklar. Arabuluculuk dışında erişilebilen delil, sırf görüşmede sunulduğu için kullanılamaz hâle gelmez. Bu nedenle “görüşmedeki bütün bilgi ve belgeler hiçbir davada kullanılamaz” genellemesi doğru değildir.

Zorunlu Arabuluculuk ve İhtiyari Arabuluculuk Arasındaki Farklar

Türk hukuk sisteminde arabuluculuk iki kategoride incelenir: zorunlu arabuluculuk ve ihtiyari arabuluculuk. Zorunlu arabuluculukta dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak yasal bir zorunluluktur (dava şartı). İhtiyari arabuluculukta ise taraflar kendi iradeleriyle arabuluculuğa başvururlar; yasal bir zorunluluk yoktur.

Zorunlu arabuluculuk, TTK m. 5/A (ticari davalar), 7036 sayılı Kanun m. 3 (iş davaları) ve 6502 sayılı TKHK (tüketici davaları) kapsamında uygulanmaktadır. İhtiyari arabuluculuk ise tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığında uygulanabilir.

Her iki arabuluculuk türünde de sürecin yürütülmesi, gizlilik ilkesi, arabulucunun tarafsızlığı ve anlaşma belgesinin hukuki niteliği aynıdır. Temel fark, başvurunun zorunlu veya gönüllü olmasıdır. İhtiyari arabuluculukta taraflar süreci istedikleri zaman sonlandırabilirken, zorunlu arabuluculukta sürecin tamamlanması ve tutanak düzenlenmesi gerekmektedir.

Arabuluculuk Ücretleri Nasıl Belirlenir ve Kim Karşılar?

Ücret, görüşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Anlaşma hâlinde aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylaşılır ve tarifenin altında olamaz. Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Sabit tutar vermek yerine 2026 tarifesi ve uyuşmazlık değerinin esas alınması gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır?

Ticari nitelikteki alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında.

Süre ne kadardır?

Altı hafta; zorunlu hâlde en fazla iki hafta ek süre.

İlk toplantıya mazeretsiz katılmamanın sonucu nedir?

Katılmayan taraf haklı çıksa bile giderlerin yarısından sorumlu olur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Anlaşılan konuda dava açılabilir mi?

Hayır; HUAK m.18/A uyarınca üzerinde anlaşılan hususlar yeniden dava konusu yapılamaz.

Bu makale Av. Mehmet Serhat MALGIR tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 5 Eylül 2026
Bize Yazın