Genel

GenelAv. Mehmet Serhat MALGIR25 Mayıs 2026

Genel Kurul Kararlarında Mutlak Butlan: Siyasi Partilerde YSK ve Adli Yargı Çatışması

Genel Kurul Kararlarında Mutlak Butlan: Siyasi Partilerde YSK ve Adli Yargı Çatışması

Siyasi Partiler ve Derneklerde Genel Kurul Kararlarının Mutlak Butlanla Geçersizliği

Demokratik toplum düzeninin temel taşları olan siyasi partiler ve dernekler, iradelerini en üst karar organları olan genel kurulları (büyük kongre/kurultay) aracılığıyla yansıtırlar. Ancak bu devasa mekanizmaların aldığı her karar hukuka uygun mudur? Kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak alınan genel kurul kararları hukuk dünyasında nasıl bir sonuç doğurur?

Son dönemde Türkiye'nin siyasi ve hukuki gündemine oturan "Mutlak Butlan" kavramı ve "Görevli Mahkeme Tartışması", bu soruların merkezinde yer almaktadır. Malgır Hukuk Bürosu olarak; mutlak butlanın ne olduğunu, siyasi partilerin kurultay kararlarına etkisini ve özellikle Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki yetki çatışmasını tüm hukuki detaylarıyla inceliyoruz.

Mutlak Butlan Nedir ve İptalden Farkı Nelerdir?

Hukuk sistemimizde bir işlemin geçersizliği temel olarak "iptal edilebilirlik" ve "mutlak butlan (kesin hükümsüzlük)" olmak üzere ikiye ayrılır.

Mutlak Butlan: Bir hukuki işlemin, kanunun öngördüğü kurucu unsurlara sahip olmasına rağmen, içeriği veya amacı itibarıyla kanunun kesin kurallarına aykırı olması sebebiyle doğduğu andan itibaren (baştan beri) hiçbir hukuki sonuç doğurmamasıdır. İşlem ölü doğmuştur ve sonradan onaylanarak geçerli hale getirilemez.

İptalden Farkları Şunlardır:

  • Süre Sınırı: Dernek veya siyasi parti genel kurul kararlarının "iptali" davası, Türk Medeni Kanunu uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren bir ay ve her halde kararın alınmasından itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Ancak mutlak butlan iddiası hiçbir süreye (zamanaşımına) tabi değildir; her zaman ileri sürülebilir.

  • Hâkimin Kendiliğinden İncelemesi: İptal sebepleri sadece davacı tarafından ileri sürülebilirken, mutlak butlan sebepleri dava dosyasından anlaşıldığı sürece hâkim tarafından taraflar talep etmese bile kendiliğinden dikkate alınır.

Hangi Durumlarda Mutlak Butlan Kararı Verilebilir?

Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi mutlak butlanın çerçevesini çok net çizmiştir. Bir derneğin veya siyasi partinin genel kurul kararının mutlak butlanla geçersiz sayılabilmesi için şu durumlardan birinin varlığı gerekir:

  • Emredici Hükümlere Aykırılık: Kararın, Siyasi Partiler Kanunu veya Dernekler Kanunu'nun kesin olarak emrettiği kuralları açıkça ihlal etmesi (Örneğin; kurultay çağrısının yetkisiz kişilerce yapılması veya delege iradesinin şantajla sakatlanması).

  • Kamu Düzenine Aykırılık: Alınan kararın devletin temel yapısını veya toplumun genel düzenini bozucu nitelikte olması.

  • Ahlaka ve Kişilik Haklarına Aykırılık: Kararın toplumun genel ahlak kurallarına veya üyelerin temel kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması.

  • İmkânsızlık: Genel kurulda alınması fiilen veya hukuken imkânsız olan bir kararın alınması.

Hukuk Dünyasını İkiye Bölen Büyük Tartışma: Siyasi Partilerde Mutlak Butlanı Kim Denetler?

Konu bir dernek olduğunda mutlak butlan davalarının adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemelerinde) görüleceği tartışmasızdır. Ancak konu Siyasi Partiler olduğunda, hukuk dünyası tam ortadan ikiye bölünmüş durumdadır. Bu tartışmanın merkezinde 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun (SPK) 21. Maddesi yer almaktadır.

SPK Madde 21; kurultay seçimlerine ilişkin itirazların ilçe seçim kurulu hakimi tarafından iki gün içinde karara bağlanacağını ve bu kararlara karşı YSK'ya yapılacak itirazlar sonucunda verilecek kararın kesin olduğunu emreder.

Peki, hukuki bir kriz yaşandığında bu emredici madde nasıl yorumlanmalıdır? Hukuk camiasında bu konuda iki zıt görüş çarpışmaktadır:

1. Görüş: "Tek Yetkili YSK'dır, Adli Yargının Müdahalesi Yetki Gaspıdır"

Siyasi partiler, sıradan dernekler değil, anayasal demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve kendine özgü kurumlarıdır. Bu görüşü savunan hukukçulara göre; Siyasi Partiler Kanunu "özel kanun" niteliğindedir. SPK Madde 21 çok açıktır: Bir kongre veya kurultaya dair her türlü itiraz seçim kurullarınca incelenir ve YSK'nın kararıyla kesinleşir. Bu aşamadan sonra Asliye Hukuk Mahkemelerinin "mutlak butlan" gerekçesiyle bir kurultayı geçersiz sayması, özel kanunun yok sayılması ve açık bir yetki gaspı anlamına gelir. Siyasi partilerin iç işleyişi, genel mahkemelerin uzun süren yargılamalarına hapsedilemez.

2. Görüş: "YSK Sadece Sandığa Bakar, Temel Sakatlıkları Asliye Hukuk Denetler"

Bu zıt görüşü savunan (ve Yargıtay'ın da zaman zaman benimsediği) yaklaşıma göre ise; YSK'nın ve seçim kurullarının görevi "seçim mekaniği" ile sınırlıdır (Sandıkların kurulması, oyların sayılması, pusulalar vb.). Ancak ortada bir seçimin ötesinde, toplantının yapılma şartlarına, yetkisiz çağrılara veya emredici kanun hükümlerinin ihlaline dair "mutlak butlan (yokluk)" derecesinde bir sakatlık varsa, burada SPK değil, temel yasa olan Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu devreye girer. Mutlak butlan tespiti bir seçim hukuku işlemi değil, bir özel hukuk yargılamasıdır ve bunun tek adresi Asliye Hukuk Mahkemeleridir.

Sonuç olarak; siyasi partilerin kurultaylarına yönelik iptal veya butlan süreçleri, henüz Yargıtay ve YSK arasında tam bir içtihat birliği sağlanmamış, oldukça hassas ve tartışmaya açık bir hukuki zemin üzerinde yürümektedir.

Mutlak Butlan Kararının Hukuki Sonuçları Nelerdir?

Tüm bu yetki tartışmaları bir yana, bir mahkeme tarafından mutlak butlan kararı verildiğinde ortaya çıkan sonuç "Domino Etkisi"dir.

  • Geçmişe Etkili Çöküş: Karar işlemi iptal etmez; işlemin en başından beri hiç var olmadığını tespit eder.

  • Bağlı İşlemlerin Geçersizliği: Mutlak butlanla sakat bir kurultayda seçilen yönetimin daha sonra aldığı tüm kararlar (yeni kongre kararları, tüzük değişiklikleri, teşkilat atamaları) yetkisiz organ tarafından yapıldığı için kendiliğinden geçersiz hale gelir. Parti veya dernek yönetimi, bir önceki meşru haline geri döner.

Taraf Ehliyeti: Mutlak Butlan Davasını Kimler Açabilir?

Mutlak butlan, kamu düzenini ilgilendiren ağır bir hukuki sakatlık olduğu için taraf ehliyeti (dava açma hakkı) çok geniştir. Toplantıya katılıp muhalefet şerhi koyma zorunluluğu aranmaz.

  • Parti veya dernek tüzüğüne kayıtlı resmi üyeler,

  • Kurultay veya Kongre delegeleri,

  • Alınan geçersiz karar nedeniyle doğrudan hakkı ihlal edilen üçüncü kişiler mutlak butlanın tespitini talep edebilirler.

Sonuç

Mutlak butlan kurumu, sivil toplumun ve siyasetin hukuki temelini koruyan en güçlü yargısal kalkandır. Özellikle siyasi partilerde YSK ve Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki yetki tartışmaları, bu tür uyuşmazlıklarda atılacak adımların çok ciddi bir hukuki strateji ile planlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Bize Yazın