Ticaret Hukuku

Ana Sayfa/Makaleler/Ticaret Hukuku
Ticaret HukukuAv. Mehmet Serhat MALGIR7 Temmuz 2026

Limited Şirket Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma — Şartlar ve Süreç

Limited Şirket Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma — Şartlar ve Süreç

Limited şirketlerde ortaklık ilişkisinin sona ermesi, ticari hayatın en hassas konularından biridir. Ortaklıktan çıkma ve çıkarılma süreçleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638-640. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu süreçler, ortağın payının değerlendirilmesi, ayrılma akçesinin hesaplanması ve şirketin sürekliliğinin korunması gibi birçok karmaşık sorunu beraberinde getirmektedir. Bu makalede ortaklıktan çıkma ve çıkarılma süreçlerini tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.

Limited Şirkette Ortaklıktan Çıkma Hakkı Nasıl Kullanılır?

Ortaklıktan çıkma, bir ortağın kendi iradesiyle limited şirketteki ortaklık ilişkisini sona erdirmesidir. TTK m.638 uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmayı isteyebilir. Ayrıca şirket sözleşmesinde öngörülmüşse, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde çıkma hakkı doğabilir.

Ortaklıktan çıkma hakkının kullanılabilmesi için iki temel yol bulunmaktadır: Birincisi, şirket sözleşmesinde çıkma hakkının düzenlenmiş olmasıdır. Şirket sözleşmesinde belirli hallerin gerçekleşmesi halinde ortağın çıkma hakkına sahip olacağı kararlaştırılabilir. İkincisi, haklı sebeplerin varlığıdır. TTK m.638/2 uyarınca her ortak, haklı sebeplerin varlığında mahkemeden çıkma talebinde bulunabilir.

Haklı sebep kavramı TTK'da tanımlanmamıştır ancak Yargıtay içtihatlarıyla somutlaştırılmıştır. Haklı sebep olarak kabul edilen durumlar arasında şunlar sayılabilir: ortaklar arasında güven ilişkisinin bozulması, ortağın şirket yönetiminden sürekli dışlanması, şirketin kâr dağıtmaması ve ortağın mağdur edilmesi, ortağın şirket faaliyetlerine katılımının engellenmesi ve şirketin amacından sapması. Mahkeme, her somut olayı kendi koşullarında değerlendirerek haklı sebebin varlığını tespit eder.

Ortaklıktan Çıkarılma (İhraç) Hangi Durumlarda Gerçekleşir?

Ortaklıktan çıkarılma, bir ortağın kendi iradesi dışında, şirket sözleşmesindeki hükümlere veya mahkeme kararına dayanılarak şirket ortaklığından uzaklaştırılmasıdır. TTK m.640 uyarınca şirket sözleşmesinde bir ortağın çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Haklı sebeplerin varlığında ise şirketin talebiyle mahkeme ortağın çıkarılmasına karar verebilir.

TTK m.640/1 uyarınca şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerin gerçekleşmesi halinde, ortaklar genel kurulu ortağın çıkarılmasına karar verebilir. Çıkarılma kararı, esas sermayenin salt çoğunluğunu temsil eden ortakların oyuyla alınır. Çıkarılan ortağa kararın noter aracılığıyla bildirilmesi zorunludur. Ortak, çıkarılma kararının bildirimi tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir.

TTK m.640/3 uyarınca haklı sebeplerin varlığında şirket, ortağın çıkarılması için mahkemeye başvurabilir. Mahkeme, haklı sebebin varlığını değerlendirerek çıkarılmaya karar verebilir. Mahkemenin çıkarılma kararı vermesi için ortaklar arası güven ilişkisinin tamamen bozulmuş olması, ortağın şirkete zarar veren davranışlarda bulunması veya ortağın şirket sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal etmesi gibi hallerin ispatlanması gerekmektedir.

Pay Devri Yoluyla Ortaklıktan Ayrılma Nasıl Gerçekleşir?

Pay devri, bir ortağın esas sermaye payını bir başkasına devrederek şirketten ayrılmasıdır. TTK m.595 uyarınca esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe, pay devrinin geçerli olabilmesi için genel kurul onayı gereklidir.

Pay devri süreci şu adımlardan oluşur: Devir sözleşmesi yazılı olarak hazırlanır ve tarafların imzaları noterce onaylanır. Şirket genel kuruluna pay devrinin onaylanması için başvurulur. Genel kurul, esas sermayenin salt çoğunluğunu temsil eden ortakların oyuyla devri onaylar. Onay kararının ardından pay devri ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilir.

TTK m.595/7 uyarınca şirket sözleşmesinde, esas sermaye payının devrinin genel kurul onayına bağlı olmadığı kararlaştırılabilir. Bu durumda pay devri, noter onaylı devir sözleşmesinin yapılmasıyla geçerlilik kazanır ve ticaret siciline tescil yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Ancak genel kurul onayı kaldırılmış olsa bile devrin yazılı şekilde ve noter onayıyla yapılması zorunluluğu devam eder.

Pay devrinin reddedilmesi de mümkündür. Genel kurul, pay devrini haklı sebep göstermeksizin reddedebilir. Bu durumda payını devretmek isteyen ortak, TTK m.595/6 uyarınca haklı sebebe dayanarak çıkma davası açabilir. Ancak şirket sözleşmesinde alternatif olarak devrin onayı yerine şirketin payları kendi satın alabileceği de düzenlenebilir.

Ayrılma Akçesi Nasıl Hesaplanır ve Ne Zaman Ödenir?

Ayrılma akçesi, ortaklıktan çıkan veya çıkarılan ortağa, payının gerçek değeri karşılığında ödenen bedeldir. TTK m.641 uyarınca ayrılma akçesi, şirket sözleşmesinde başka bir hüküm yoksa esas sermaye payının gerçek değerine göre hesaplanır. Gerçek değer, şirketin net varlık değeri üzerinden belirlenir.

Ayrılma akçesinin hesaplanmasında şirketin gerçek değerinin tespiti büyük önem taşır. Gerçek değer tespitinde genellikle şu yöntemler kullanılır: bilançoya dayalı net aktif değer yöntemi, gelir yaklaşımı (indirgenmiş nakit akışı yöntemi), emsal karşılaştırma yöntemi ve tasfiye değeri yöntemi. Uygulamada mahkemeler, genellikle bilirkişi incelemesi yaptırarak şirketin gerçek değerini tespit ettirmektedir.

Ayrılma akçesinin hesaplanmasında dikkate alınan unsurlar şunlardır: şirketin aktifindeki taşınmazların rayiç değeri, şirket markasının ve müşteri portföyünün değeri (goodwill), şirketin cari borç ve alacakları, stoklardaki malların piyasa değeri ve şirketin gelecekteki kazanç potansiyeli. Bilanço değeri ile gerçek değer arasında önemli farklar olabilmektedir.

Çıkma/Çıkarılma YoluYasal DayanakKarar MerciiSüre/Koşul
Sözleşmesel çıkma hakkıTTK m.638/1Ortak iradesiSözleşmedeki koşulların gerçekleşmesi
Haklı sebeple çıkma davasıTTK m.638/2Asliye ticaret mahkemesiHaklı sebebin ispatı
Sözleşmesel çıkarılmaTTK m.640/1Ortaklar genel kuruluSermayenin salt çoğunluğu
Haklı sebeple çıkarılma davasıTTK m.640/3Asliye ticaret mahkemesiHaklı sebebin ispatı
Pay devriTTK m.595Genel kurul onayıYazılı şekil + noter onayı

Ayrılma akçesinin ödeme zamanı konusunda TTK m.642 hükmü uygulanır. Buna göre ayrılma akçesi, ortağın ayrılmasından hemen sonra muaccel olur. Ancak ayrılma akçesinin ödenmesi, şirketin esas sermayesinin korunması ilkesine aykırı olmamalıdır. Ödemenin şirketin mali durumunu ciddi şekilde tehlikeye düşürmesi halinde, ödeme ertelenebilir. Uygulamada mahkemeler, taksitle ödeme kararı da verebilmektedir.

Ortaklıktan Çıkarılma Kararına Karşı Hangi Hukuki Yollara Başvurulabilir?

Ortaklıktan çıkarılma kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 3 ay içinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilir. TTK m.640/2 uyarınca çıkarılan ortak, genel kurul kararının iptalini talep edebilir. Dava süresince ortağın ortaklık hakları geçici olarak askıya alınır.

İptal davası açılması halinde mahkeme, çıkarılma kararının TTK'ya, şirket sözleşmesine ve dürüstlük kuralına uygun olup olmadığını inceler. Çıkarılma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı ve çıkarılma kararının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği denetlenir.

Çıkarılma kararına karşı yürütmenin durdurulması (ihtiyati tedbir) talebinde de bulunulabilir. HMK m.389 uyarınca çıkarılan ortak, çıkarılma kararının uygulanmasının durdurulmasını talep edebilir. Mahkeme, uyuşmazlık konusunda haklılık ihtimalini ve çıkarılmanın geri dönüşü güç zararlara yol açabileceğini değerlendirerek tedbir kararı verebilir.

Ayrılma akçesinin miktarına itiraz da mümkündür. Ortak, şirketin teklif ettiği ayrılma akçesini düşük bulması halinde asliye ticaret mahkemesinde ayrılma akçesinin belirlenmesi davası açabilir. Mahkeme, bilirkişi incelemesi yaptırarak şirketin ve payın gerçek değerini tespit eder ve ayrılma akçesini belirler.

Şirket Sözleşmesinde Çıkma ve Çıkarılma Hükümleri Nasıl Düzenlenmelidir?

Şirket sözleşmesinde çıkma ve çıkarılma hükümleri açık, anlaşılır ve uygulanabilir şekilde düzenlenmelidir. Sözleşmede çıkma hakkını doğuran haller, çıkarılma sebepleri, ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemi ve ödeme koşulları belirlenmelidir. Bu hükümlerin TTK'nın emredici düzenlemelerine aykırı olmaması gerekmektedir.

Şirket sözleşmesinde düzenlenebilecek çıkma hakkına ilişkin haller: ortağın belirli bir yaşı doldurması, ortağın emekli olması, ortağın rekabet yasağı kapsamında bir faaliyette bulunması, ortağın belirli bir süre şirket faaliyetlerine katılmaması ve ortağın ödeme güçlüğüne düşmesi gibi durumlar sayılabilir.

Çıkarılma sebepleri olarak şirket sözleşmesine konulabilecek hükümler: ortağın şirketle rekabet etmesi, ortağın şirket sırlarını ifşa etmesi, ortağın şirkete karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi, ortağın hapis veya ağır ceza alması ve ortağın sermaye taahhüdünü yerine getirmemesi gibi durumlar düzenlenebilir.

Ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemi de şirket sözleşmesinde kararlaştırılabilir. Ancak TTK m.641/2 uyarınca şirket sözleşmesindeki ayrılma akçesine ilişkin hükümler, ortağın gerçek değerinin önemli ölçüde altında bir bedel öngörüyorsa, mahkeme bu hükmü geçersiz sayabilir. Bu nedenle sözleşmedeki ayrılma akçesi düzenlemesinin hakkaniyete uygun olması önemlidir.

Tasfiye Payı ile Ayrılma Akçesi Arasındaki Fark Nedir?

Tasfiye payı, şirketin sona ermesi (tasfiyesi) halinde tasfiye artığının ortaklar arasında paylaştırılmasıdır. Ayrılma akçesi ise şirket devam ederken bir ortağın ayrılması halinde kendisine ödenen bedeldir. İki kavram birbirinden farklı olup hesaplama yöntemleri ve hukuki dayanakları da farklıdır.

Tasfiye payı, TTK m.643 uyarınca şirketin tasfiyesi sonucunda kalan net varlığın ortaklar arasında esas sermaye payları oranında dağıtılmasıdır. Tasfiyede önce şirketin borçları ödenir, ardından kalan tutar ortaklara dağıtılır. Tasfiye payında şirketin tüm varlıkları nakde çevrildiğinden, gerçek değer daha net tespit edilebilir.

Ayrılma akçesinde ise şirket faaliyetine devam ettiğinden, şirketin değerinin tespiti daha karmaşıktır. Devam eden faaliyetin değeri (going concern value), gelecekteki kazanç beklentisi ve şirket markasının değeri gibi unsurlar da dikkate alınmalıdır. Bu nedenle ayrılma akçesi hesaplamasında genellikle birden fazla değerleme yöntemi kullanılmakta ve mahkemeler bilirkişi raporlarına dayanmaktadır.

Son not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

Bu makale Av. Mehmet Serhat MALGIR tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 7 Temmuz 2026
Bize Yazın