Borca İtiraz ve İtirazın Kaldırılması (İİK) — Süreç ve Sonuçları

İcra takibinde borca itiraz ve itirazın kaldırılması nedir? İİK m. 62-72 kapsamında itiraz türleri, itirazın iptali davası (İİK m. 67), itirazın kaldırılması (İİK m. 68-68/a) ve icra inkâr tazminatı süreçlerini öğrenin.
İcra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, takibin durmasına yol açan en temel hukuki savunma aracıdır. Borçlunun itirazı üzerine alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna başvurması gerekir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK), borca itiraz ve itirazın kaldırılması sürecini m. 62-72 arasında ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Bu makalede itiraz türleri, borca ve imzaya itiraz farkları, itirazın iptali davası, itirazın kesin ve geçici kaldırılması, icra inkâr tazminatı ve borçtan kurtulma davası kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
Borca İtiraz Nedir ve Nasıl Yapılır?
Borca itiraz, borçlunun icra takibinde kendisine gönderilen ödeme emrine karşı borcun varlığını, miktarını, muacceliyetini veya diğer hukuki sebeplerle borcun talep edilemeyeceğini ileri sürmesidir. Borca itiraz, İİK m. 62 uyarınca düzenlenmiş olup genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Borca itiraz, takibi yapan icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılır. Sözlü itiraz halinde icra müdürü tutanak düzenler. İtirazın geçerli olabilmesi için herhangi bir gerekçe gösterilmesi zorunlu değildir; borçlu yalnızca “borcum yoktur” demekle dahi geçerli bir itirazda bulunmuş olur. Ancak kısmi itirazda itiraz edilen miktarın açıkça belirtilmesi zorunludur (İİK m. 62/4); aksi halde itiraz yapılmamış sayılır. Borca itirazda ileri sürülebilecek sebepler sınırlı değildir. Borçlu şu itiraz sebeplerini ileri sürebilir: borcun hiç doğmadığı, borcun tamamen veya kısmen ödendiği (itfa), borcun zamanaşımına uğradığı, borcun henüz muaccel olmadığı (vadesinin gelmediği), takas veya mahsup imkânı bulunduğu, sözleşmenin geçersiz olduğu, borcun sona erdiği (ibra, yenileme, birleşme vb.) ve yetkiye itiraz.
Yetkiye itiraz, borca itirazdan farklı bir nitelik taşır ancak uygulamada birlikte ileri sürülür. Borçlu, icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunabilir (İİK m. 50). Yetki itirazında borçlu, yetkili icra dairesini açıkça göstermek zorundadır; aksi halde yetki itirazı geçersiz sayılır.
İmzaya İtiraz Nedir ve Borca İtirazdan Farkı Nedir?
Genel haciz yolunda borçlu, adi senetteki imzayı ayrıca ve açıkça inkâr etmelidir; aksi hâlde imzayı kabul etmiş sayılır. Noter onaylı senette imza HMK m.205, düzenleme senedinde m.204 uyarınca güçlü resmî ispat taşır; buna rağmen sahtelik, ehliyetsizlik veya irade bozukluğu iddiası kanuni usulle ileri sürülebilir. “Noter belgesindeki imzaya karşı hiçbir yol yoktur” doğru değildir.
İtirazın Sonucunda Takip Durur mu?
Evet, borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz üzerine icra takibi kendiliğinden durur (İİK m. 66). Takibin durması, alacaklının haciz, satış ve diğer icra işlemlerine devam edememesi anlamına gelir. İtiraz, geçici bir hukuki koruma sağlar ve alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın bertaraf edilmesi gerekir.
İtiraz ile birlikte durmuş olan takibe devam etmenin iki yolu bulunmaktadır: itirazın iptali davası (İİK m. 67) ve itirazın kaldırılması (İİK m. 68-68/a). Bu iki yol, birbirinden farklı koşullara, sürelere ve sonuçlara sahiptir. Alacaklı, bu yollardan hangisinin kendi durumuna uygun olduğunu değerlendirerek tercihini yapmalıdır.
İtirazın yapılmasından önce konulmuş olan ihtiyati haciz kararları, itiraz ile birlikte kalkmaz. İhtiyati haciz, kesin hacze dönüşene kadar geçerliliğini korur. Ancak itiraz üzerine takip durmuş olduğundan ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi, ancak itirazın bertaraf edilmesiyle mümkün olur.
İtirazın İptali Davası Nedir ve Şartları Nelerdir? (İİK m. 67)
Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bir yıllık süre geçirilirse takip kendiliğinden düşmez; itiraz nedeniyle durmuş kalır ve o takipte itirazın iptali yoluyla devam imkânı kaybedilir. Alacaklı maddi alacak zamanaşımı içinde genel alacak davası açabilir. İspatta HMK'nın senetle ispat, delil başlangıcı ve delil sözleşmesi kuralları geçerlidir. İcra inkâr tazminatı talebe bağlıdır ve alacağın likit, itirazın haksız olması gerekir. Fatura, kredi kartı veya tazminat alacağı sırf türü nedeniyle otomatik likit veya belirsiz sayılmaz; borçlunun tutarı tek başına hesaplayabilmesi ve kayıtların açıklığı incelenir.
İcra İnkâr Tazminatı Nedir ve Ne Zaman Hükmedilir? (İİK m. 67/2)
İcra inkâr tazminatı, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız olduğunun tespiti halinde borçlunun alacaklıya ödemek zorunda kaldığı, alacağın en az yüzde yirmisi (%20) oranındaki tazminattır (İİK m. 67/2). İcra inkâr tazminatı, caydırıcı bir işleve sahip olup haksız itirazları önlemeyi amaçlar. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir: Alacaklının itirazın iptali davası açmış olması (itirazın kaldırılması yolunda icra inkâr tazminatı talep edilmesi ayrıca değerlendirilir), davanın alacaklı lehine sonuçlanması, alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması ve alacaklının dava dilekçesinde veya yargılama sırasında icra inkâr tazminatı talebinde bulunmuş olması.
Likidite, borçlunun borç miktarını elindeki verilerle tek başına belirleyebilmesi ölçütüyle somut olayda incelenir. Alacağın fatura, kredi kartı, kira veya tazminat adı taşıması tek başına sonucu belirlemez. Talebin bir kısmı belirlenebilir, kalan kısmı yargılama ve takdir gerektiriyorsa tazminat koşulları her bölüm için ayrı değerlendirilir.
Kötüniyet Tazminatı Nedir? (İİK m. 67/2, m. 72)
Kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davasında davacı alacaklının takipte haksız ve kötüniyetli olduğunun saptanması hâlinde, borçlunun talebi üzerine hükmedilebilen tazminattır. İİK m.67/2 uyarınca oran, reddedilen takip konusu tutarın yüzde yirmisinden az olamaz; davanın yalnız reddedilmesi tek başına kötüniyeti göstermez.
Kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun bunu talep etmesi gerekir. İtirazın iptali davasının reddedilmesi hâlinde mahkeme, talep varsa alacaklının takipte kötüniyetli olup olmadığını ayrıca değerlendirir. Kötüniyet saptanırsa reddedilen takip konusu tutarın en az yüzde yirmisi oranında tazminata hükmedilir.
Kötüniyet tazminatı ile icra inkâr tazminatı birbirinin karşıtıdır: icra inkâr tazminatı haksız itiraz eden borçluya yönelikken, kötüniyet tazminatı haksız takip başlatan alacaklıya yöneliktir. Her iki tazminat türü de tarafları dürüst davranmaya yönlendirir ve haksız başvuruları caydırmayı amaçlar.
İtirazın Kaldırılması Nedir ve Türleri Nelerdir? (İİK m. 68-68/a)
Alacaklı, İİK m.68'de sayılan imzası ikrar edilmiş adi senet, noterlikçe onaylı imza içeren belge, resmî daire belgesi veya yetkili makamın düzenlediği makbuz/belgeye dayanıyorsa altı ay içinde icra mahkemesinden kesin kaldırma isteyebilir. Kabulde borçlu, ret hâlinde alacaklı, karşı tarafın talebi ve kanundaki haksız çıkma koşullarıyla yüzde yirmiden az olmayan tazminata mahkûm edilebilir; her kararda otomatik değildir.
Borçtan Kurtulma Davası Nedir? (İİK m. 69)
İtirazın geçici kaldırılmasına karar verilen borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemede borçtan kurtulma davası açabilir ve alacağın yüzde on beşi oranında teminat gösterir. Temel alacağın varlığını kural olarak alacaklı; ödeme, takas veya ibra gibi savunma vakıalarını borçlu ispatlar. Davacı sıfatının borçluda olması, bütün ispat yükünü ona yüklemez.
İtirazın İptali Davası ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Farklar
Kaldırma icra mahkemesinde altı ay içinde ve sınırlı belge incelemesiyle; iptal davası genel mahkemede bir yıl içinde genel ispat kurallarıyla görülür. Kaldırma talebinin reddi maddi alacak hakkında kesin hüküm oluşturmadığından, bir yıllık süre dolmamışsa itirazın iptali davası açılabilir. Kanun yolu ve icranın durması, karar tarihindeki parasal kesinlik sınırı ve İİK m.36 koşullarına tabidir.
| Karşılaştırma ölçütü | İtirazın iptali davası | İtirazın kaldırılması |
|---|---|---|
| Başvuru mercii | Alacağın niteliğine göre görevli genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Başvuru süresi | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay |
| İnceleme | Genel ispat ve yargılama kuralları uygulanır. | İİK m.68 ve m.68/a’daki sınırlı belge ve imza incelemesi yapılır. |
| Belge koşulu | İİK m.68’deki özel belge listesiyle sınırlı değildir; HMK’nın delil kuralları uygulanır. | Kesin kaldırmada İİK m.68’de sayılan nitelikte belge gerekir; geçici kaldırmada açık imza inkârı incelenir. |
| Karşılaştırma ölçütü | İtirazın iptali davası | İtirazın kaldırılması |
|---|---|---|
| Kararın niteliği | Maddi alacak hakkında kesin hüküm oluşturabilir. | İcra mahkemesi kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. |
| Ret sonrası yol | Davanın reddi, genel hüküm niteliğine göre sonuç doğurur. | Bir yıllık süre dolmamışsa koşullarıyla itirazın iptali davası açılabilir. |
| Tazminat | İcra inkâr veya kötüniyet tazminatı talep, likitlik ve diğer kanuni koşullara bağlıdır. | İİK m.68 ve m.68/a’daki tazminatlar talep ve özel haksız çıkma koşullarına bağlıdır. |
İtiraz Sürecinde Borçlunun Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
Borçlunun itiraz sürecinde dikkat etmesi gereken en kritik husus, itiraz süresine uyulmasıdır. Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde 7 günlük, kambiyo senetlerine özgü takipte ise 5 günlük itiraz süresinin kaçırılması halinde takip kesinleşir ve borçlunun malvarlığına haciz uygulanabilir.
İtiraz dilekçesinde borca mı yoksa imzaya mı itiraz edildiği açıkça belirtilmelidir. İmzaya itirazın açıkça ve ayrıca yapılmaması halinde borçlu, senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Bu durum, ileride borçlunun ispat yükünü ağırlaştırır.
Kısmi itirazda itiraz edilen miktarın net olarak belirtilmesi zorunludur. Belirsiz kısmi itirazlar (“borcumun bir kısmına itiraz ediyorum” gibi) geçersiz sayılır ve borçlu hiç itiraz etmemiş gibi değerlendirilir (İİK m. 62/4).
Borçlunun, itirazla birlikte elindeki delilleri de hazırlaması önerilir. İtirazın iptali davasında veya itirazın kaldırılması aşamasında savunma yapabilmek için borçlunun, borcun ödendiğine dair makbuz, banka dekontu veya diğer yazılı belgeleri muhafaza etmesi kritik önem taşır.
İtiraz Sürecinde Alacaklının Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
Alacaklının itiraz sürecinde en önemli dikkat etmesi gereken husus, itirazın kendisine tebliğ tarihini doğru tespit etmesi ve sürelere uymasıdır. İtirazın iptali davası için 1 yıllık, itirazın kaldırılması için 6 aylık süreler hak düşürücü niteliktedir.
Alacaklının elindeki belgeleri doğru değerlendirmesi ve uygun hukuki yolu seçmesi büyük önem taşır. İİK m. 68'de sayılan belgelerden birine sahip olan alacaklı, hem itirazın kaldırılması hem de itirazın iptali yoluna başvurabilir; ancak itirazın kaldırılması daha hızlı sonuç verecektir.
Alacaklının icra inkâr tazminatı talebini dava dilekçesinde veya yargılama sırasında açıkça belirtmesi gerekmektedir. Talep edilmemiş tazminat, mahkeme tarafından re'sen hükmedilmez. Ayrıca alacağın likit olması şartını da gözetmek gerekir; likit olmayan alacaklarda icra inkâr tazminatı talebi reddedilecektir.
Alacaklı aynı itirazı bertaraf etmek için iptal davası ile kaldırma talebini paralel yürütmemelidir. İtirazın kaldırılması talebinin reddi maddi alacak hakkında kesin hüküm oluşturmadığından, bir yıllık süre dolmamışsa koşullarıyla itirazın iptali davası açılabilir.
Uygulamada İncelenen Başlıca Noktalar
İtirazın kaldırılmasında İİK m.68 ve m.68/a'daki belge ve imza incelemesi sınırları; itirazın iptalinde ise HMK'nın genel ispat kuralları uygulanır. Kısmi itirazda itiraz edilen miktar açıkça belirtilmelidir. İmza incelemesi gerekiyorsa karşılaştırmaya elverişli örnekler toplanmalı ve uzman incelemesi denetlenebilir gerekçeye dayanmalıdır. İcra inkâr veya kötüniyet tazminatı, kanundaki talep, likitlik ve haksızlık koşulları oluşmadan sırf davayı kaybetme nedeniyle verilemez.
Son not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İtirazın iptali bir yılda açılmazsa takip düşer mi?
Hayır; durmuş kalır, bu takipte iptal yoluyla devam imkânı kaybedilir.
Noter senedindeki imzaya hiç itiraz edilemez mi?
Sahtelik ve diğer geçersizlik iddiaları kanuni usulle ileri sürülebilir.
Kesin kaldırmada yüzde yirmi tazminat otomatik mi?
Hayır; talep ve kanuni haksız çıkma koşulları aranır.
Borçtan kurtulma süresi nedir?
Kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün.
Bu makale Av. Mehmet Serhat MALGIR tarafından hazırlanmıştır.


