Şikâyetten Vazgeçme — Ceza Davasına Etkileri ve Geri Alınamayan Hâller
Şikâyetten Vazgeçme — Ceza Davasına Etkileri ve Geri Alınamayan Hâller
Ceza hukukunda şikâyet, suçtan zarar gören kişinin failin cezalandırılması için yetkili makamlara başvurmasıdır. Şikâyetten vazgeçme ise bu talebin geri alınması anlamına gelmekte olup şikâyete bağlı suçlarda davanın düşmesine, kamu davasında ise kural olarak herhangi bir hukuki sonuç doğurmamasına yol açmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri, şikâyetten vazgeçmenin koşullarını ve sonuçlarını ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Bu makalede şikâyete bağlı suçlar, şikâyet süresi, vazgeçmenin şekli ve zamanı, sanığın kabul şartı, kamu davasında vazgeçmenin etkisi ve uygulamada karşılaşılan sorunlar kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır.
Şikâyete Bağlı Suç Nedir ve Hangi Suçlar Şikâyete Bağlıdır?
Şikâyete bağlı suçlar, soruşturulması ve kovuşturulması suçtan zarar görenin şikâyetine bağlı olan suçlardır. Bu suçlarda mağdur veya suçtan zarar gören kişi şikâyette bulunmadıkça Cumhuriyet savcılığı re'sen soruşturma başlatamaz ve kamu davası açamaz. Şikâyete bağlı suçların belirlenmesinde TCK'nın ilgili suç tipini düzenleyen maddelerinde açık hüküm aranır.
Türk Ceza Kanunu'nda şikâyete bağlı başlıca suçlar şu şekilde sıralanabilir:
| Suç Tipi | İlgili TCK Maddesi | Açıklama |
|---|---|---|
| Basit kasten yaralama | TCK m.86/2 | Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama |
| Basit taksirle yaralama | TCK m.89/1 | Bilinçli taksir hariç |
| Cinsel taciz (basit hâl) | TCK m.105/1 | Nitelikli hâller hariç |
| Tehdit (basit hâl) | TCK m.106/1 (birinci cümle) | Malvarlığına yönelik tehdit |
| Hakaret | TCK m.125 | Kamu görevlisine hakaret hariç |
| Kişilerin huzur ve sükununu bozma | TCK m.123 | Tüm fıkralar |
| Özel hayatın gizliliğini ihlal | TCK m.134 | Belirli nitelikli hâller hariç |
| Mala zarar verme | TCK m.151 | Basit hâl |
| Bedelsiz senedi kullanma | TCK m.156 | Tüm fıkralar |
| Güveni kötüye kullanma | TCK m.155/1 | Basit hâl |
Şikâyete bağlı suçların ortak özelliği, genellikle kişiye karşı işlenen ve toplumsal etkisi nispeten sınırlı olan suçlar olmalarıdır. Yasa koyucu, bu suçlarda mağdurun iradesine üstünlük tanımış ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesiyle ceza takibinin sona ermesini öngörmüştür.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır ve Nasıl Hesaplanır?
TCK m.73/1 uyarınca şikâyet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin geçmesiyle şikâyet hakkı ortadan kalkar. Sürenin hesabında fiili ve faili öğrenme tarihi esas alınır; failin öğrenilmesinin fiilin öğrenilmesinden sonra gerçekleşmesi halinde süre failin öğrenildiği tarihten başlar.
Şikâyet süresinin hesabında dikkat edilmesi gereken bazı önemli hususlar bulunmaktadır. Mağdur birden fazla ise her birinin şikâyet süresi ayrı ayrı işler. Suçun mağdurunun küçük veya kısıtlı olması halinde şikâyet süresi yasal temsilcinin fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlar. Ancak yasal temsilcinin bizzat fail olması veya failin yasal temsilciyle birlikte hareket etmesi halinde özel durumlar gündeme gelebilir [DOĞRULANMALI].
Dava zamanaşımı süresi, şikâyet süresinden bağımsız olarak işlemektedir. Şikâyet süresi içinde şikâyette bulunulmuş olsa bile dava zamanaşımı dolmuşsa kamu davası açılamaz. Bu nedenle şikâyet süresi ile dava zamanaşımı süresinin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Şikâyetten Vazgeçmenin Şekli ve Zamanı
Şikâyetten vazgeçme, soruşturma veya kovuşturma evresinin her aşamasında yapılabilir; ancak hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme kural olarak sonuç doğurmaz. TCK m.73/4 uyarınca kovuşturma evresinde şikâyetten vazgeçme, davanın düşmesi sonucunu doğurur.
Şikâyetten vazgeçme herhangi bir şekil şartına bağlı değildir; yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Sözlü vazgeçme halinde beyanın tutanağa geçirilmesi gerekir. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılığına, kovuşturma evresinde ise mahkemeye başvurularak vazgeçme beyanı iletilir. Vekaletname ile avukat aracılığıyla da şikâyetten vazgeçme mümkündür; ancak vekaletnamede açıkça bu yetkinin bulunması gerekir.
Şikâyetten vazgeçmenin zamanına ilişkin önemli bir husus, vazgeçmenin hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilmesidir. Yargıtay içtihatlarına göre istinaf veya temyiz aşamasında da şikâyetten vazgeçme mümkündür ve üst mahkeme tarafından dikkate alınır. Hükmün kesinleşmesinden sonra ise şikâyetten vazgeçme, cezanın infazına engel olmaz; ancak infaz aşamasında koşullu salıverilme ve diğer infaz kurumları bağlamında değerlendirilebilir.
Şikâyetten Vazgeçmede Sanığın Kabul Şartı
TCK m.73/6 uyarınca kovuşturma evresinde şikâyetten vazgeçmenin geçerli olabilmesi için sanığın bu vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir. Sanık şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmezse dava devam eder. Bu düzenlemenin amacı, sanığın aklanma hakkını korumaktır; zira sanık beraat ederek suçsuzluğunu kanıtlamak isteyebilir.
Soruşturma evresinde ise şikâyetten vazgeçme için şüphelinin kabulü aranmaz. Soruşturma evresinde mağdurun şikâyetten vazgeçmesi halinde Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu fark, soruşturma ve kovuşturma evreleri arasındaki önemli ayrımlardan biridir.
Sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde yargılama devam eder ve sanık hakkında beraat veya mahkumiyet kararı verilebilir. Uygulamada sanıkların çoğunluğu şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmekte olup kabul etmeme genellikle beraat beklentisi olan davalarda görülmektedir.
Birden fazla sanığın bulunduğu davalarda şikâyetten vazgeçme konusunda TCK m.73/5 önemli bir düzenleme içermektedir. Buna göre şikâyetten vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Yani birden fazla sanıktan biri vazgeçmeyi kabul eder diğeri kabul etmezse kabul eden sanık hakkında dava düşer, kabul etmeyen sanık hakkında yargılama devam eder.
Şikâyetten Vazgeçmenin Bölünmezliği İlkesi
TCK m.73/5 uyarınca birden fazla fail varsa bunlardan biri hakkında şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. Bu ilkeye şikâyetten vazgeçmenin bölünmezliği (şahsiliği) ilkesi denilmektedir. Mağdur, faillerden yalnızca biri hakkında şikâyetten vazgeçemez; vazgeçme tüm failleri kapsar.
Ancak bu kuralın uygulanmasında önemli bir ayrım yapılmalıdır: Vazgeçme tüm failleri kapsamakla birlikte, her failin vazgeçmeyi ayrı ayrı kabul veya reddetme hakkı vardır. Kabul eden fail hakkında dava düşerken, kabul etmeyen fail hakkında yargılama devam eder. Dolayısıyla bölünmezlik ilkesi, vazgeçmenin kapsamı ile ilgili olup kabulün kapsamı ile ilgili değildir.
Birden fazla mağdurun bulunduğu durumlarda ise her mağdurun şikâyet hakkı bağımsızdır. Bir mağdurun şikâyetten vazgeçmesi, diğer mağdurların şikâyetini etkilemez. Bu durumda diğer mağdurların şikâyeti devam ettiği sürece soruşturma veya kovuşturma sürdürülür.
Şikâyetten Vazgeçilemeyecek Suçlar: Kamu Davası Niteliğindeki Suçlar
Re'sen takip edilen suçlarda, yani kamu davası niteliğindeki suçlarda şikâyetten vazgeçme davanın düşmesine yol açmaz. Bu suçlarda Cumhuriyet savcılığı suçun işlendiğini herhangi bir şekilde öğrenmesi üzerine re'sen soruşturma başlatır ve yeterli delil bulunması halinde kamu davası açar. Mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi, davanın seyrini değiştirmez.
Re'sen takip edilen başlıca suçlar şunlardır:
| Suç Tipi | İlgili TCK Maddesi | Şikâyetten Vazgeçmenin Etkisi |
|---|---|---|
| Kasten öldürme | TCK m.81-83 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Nitelikli kasten yaralama | TCK m.86/1, 86/3 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Nitelikli cinsel saldırı | TCK m.102/2 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Çocukların cinsel istismarı | TCK m.103 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Yağma (gasp) | TCK m.148-149 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Uyuşturucu ticareti | TCK m.188 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Nitelikli hırsızlık | TCK m.142 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Dolandırıcılık (nitelikli) | TCK m.158 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Resmi belgede sahtecilik | TCK m.204 | Hiçbir etkisi yoktur |
| Devlete karşı suçlar | TCK m.302 vd. | Hiçbir etkisi yoktur |
Re'sen takip edilen suçlarda mağdurun şikâyetten vazgeçmesi, ceza davası açısından hukuki bir sonuç doğurmamakla birlikte bazı durumlarda cezanın bireyselleştirilmesinde (takdiri indirim, etkin pişmanlık gibi) dikkate alınabilir. Ayrıca şikâyetten vazgeçme, hukuk davası (tazminat talebi) açısından da ayrı bir değerlendirme konusu olabilir.
Şikâyetten Vazgeçme ile Uzlaşma Arasındaki İlişki
Uzlaşma, CMK m.253-255'te düzenlenen ve belirli suçlarda mağdur ile şüpheli veya sanık arasında uzlaşma sağlanması halinde kamu davasının düşmesini öngören bir kurumdur. Şikâyete bağlı suçların büyük bölümü aynı zamanda uzlaşma kapsamındadır. Uzlaşma süreci, şikâyetten vazgeçmeden önce tamamlanması gereken bir aşama olarak düzenlenmiştir.
CMK m.253/1 uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlarda Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinde uzlaşma prosedürünü uygulamak zorundadır. Uzlaşma sağlanması halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Uzlaşma sağlanamaması halinde ise soruşturmaya devam edilir ve şikâyete bağlı suçlarda mağdur ayrıca şikâyetten vazgeçebilir.
Uzlaşma ile şikâyetten vazgeçme arasındaki temel fark, uzlaşmada tarafların karşılıklı anlaşmasının gerekmesidir. Şikâyetten vazgeçme ise tek taraflı bir işlemdir; ancak kovuşturma evresinde sanığın kabulü şarttır. Uzlaşmada genellikle maddi bir edim (tazminat, zarar giderimi) söz konusu olurken şikâyetten vazgeçmede böyle bir zorunluluk yoktur.
Şikâyetten Vazgeçmenin Hukuk Davasına Etkisi
Şikâyetten vazgeçme, ceza davası açısından sonuç doğurmakla birlikte hukuk davası (tazminat davası) açısından farklı değerlendirilmektedir. Kural olarak şikâyetten vazgeçme, mağdurun tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak vazgeçme beyanının içeriğine ve kapsamına göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Şikâyetten vazgeçme beyanında mağdur, maddi ve manevi tazminat haklarından da vazgeçtiğini açıkça belirtmişse bu durumda hukuk davası açma hakkı da ortadan kalkabilir. Ancak yalnızca ceza davası açısından şikâyetten vazgeçildiğinin belirtilmesi halinde tazminat hakları saklı kalır. Bu nedenle şikâyetten vazgeçme beyanının dikkatli bir şekilde kaleme alınması büyük önem taşımaktadır.
Uygulamada taraflar arasında düzenlenen protokol veya sulh anlaşmasında genellikle hem cezai şikâyetten vazgeçme hem de hukuki tazminat taleplerinden vazgeçme birlikte düzenlenmektedir. Bu tür protokollerin avukat nezaretinde hazırlanması, tarafların haklarının korunması açısından önerilmektedir.
Şikâyetten Vazgeçmenin Geri Alınması Mümkün müdür?
TCK m.73/6 uyarınca şikâyetten vazgeçen kişi bir daha şikâyette bulunamaz. Bu düzenleme, vazgeçmenin kesin ve geri alınamaz nitelikte olduğunu göstermektedir. Bir kez şikâyetten vazgeçen mağdur, aynı fiil ve aynı fail hakkında yeniden şikâyette bulunma hakkına sahip değildir.
Şikâyetten vazgeçmenin geri alınamaması kuralının istisnaları oldukça sınırlıdır. İrade bozukluğu (hata, hile, korkutma) nedeniyle yapılan vazgeçme beyanlarının geçersizliği ileri sürülebilir; ancak bu iddianın ispatı oldukça güçtür ve uygulamada kabul görmesi nadirdir [DOĞRULANMALI].
Vazgeçmenin kesin niteliği, mağdurların şikâyetten vazgeçme kararını dikkatli bir şekilde değerlendirmesini gerektirmektedir. Özellikle aile içi şiddet, tehdit ve baskı altında yapılan vazgeçmelerde bu durum mağdurlar açısından ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Bu nedenle yasa koyucu, bazı suç tiplerinde şikâyeti aramayarak mağdurun iradesinden bağımsız olarak kamu davası açılmasını öngörmüştür.
Aile İçi Şiddet ve Şikâyetten Vazgeçme
Aile içi şiddet vakalarında şikâyetten vazgeçme, uygulamada önemli tartışmalara neden olmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma tedbirleri, şikâyetten bağımsız olarak uygulanabilmektedir. Ancak ceza davası açısından suçun şikâyete bağlı olması halinde vazgeçme davanın düşmesine yol açabilmektedir.
Yasa koyucu, aile içi şiddette mağdurun baskı altında şikâyetten vazgeçmesinin önüne geçmek amacıyla bazı düzenlemeler yapmıştır. Kasten yaralama suçunun eşe karşı işlenmesi halinde suç, basit yaralama niteliğinde olsa bile TCK m.86/3-a uyarınca nitelikli hal sayılmakta ve re'sen takip edilmektedir. Bu durumda şikâyetten vazgeçme davanın düşmesine yol açmaz.
Buna karşın hakaret, tehdit (basit hâl) ve kişilerin huzur ve sükununu bozma gibi suçlarda eşe karşı işlenmiş olması tek başına suçun re'sen takip edilmesini gerektirmez; bu suçlar şikâyete bağlı olmaya devam eder. Bu alanda yargısal içtihatlar ve yasal düzenlemeler sürekli gelişmektedir [DOĞRULANMALI].
Şikâyetten Vazgeçmenin Müşterek Fail ve İştirak Hallerine Etkisi
TCK m.73/5 uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda faillerden biri hakkında şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar. Bu kural azmettiren ve yardım eden açısından da geçerlidir. Ancak her failin vazgeçmeyi kabul veya reddetme hakkı bağımsızdır.
İştirak hallerinde şikâyetten vazgeçmenin etkisi şu şekilde özetlenebilir: Mağdur, faillerden yalnızca birinden şikâyetçi olmayıp vazgeçme beyanında bulunduğunda bu vazgeçme tüm failleri kapsar. Ancak soruşturma evresinde bu durum otomatik olarak uygulanırken kovuşturma evresinde her failin ayrı ayrı kabul beyanı aranır.
Şikâyetten Vazgeçme Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Şikâyetten vazgeçme dilekçesi, soruşturma evresinde Cumhuriyet başsavcılığına, kovuşturma evresinde ise mahkemeye hitaben yazılır. Dilekçede şikâyetçinin kimlik bilgileri, soruşturma veya dava dosya numarası, şikâyetten vazgeçme beyanı ve tarihi yer almalıdır. Vazgeçme beyanının açık ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde ifade edilmesi önemlidir.
Dilekçede ayrıca tazminat haklarına ilişkin bir ibra veya saklı tutma kaydı da eklenebilir. Tazminat haklarının saklı tutulması isteniyorsa bu husus açıkça belirtilmelidir. Aksi halde vazgeçme beyanının kapsamına ilişkin ileride uyuşmazlıklar çıkabilir.
Şikâyetten vazgeçme sözlü olarak da yapılabilir; bu durumda beyan tutanağa geçirilir ve şikâyetçinin imzası alınır. Duruşma sırasında sözlü olarak yapılan vazgeçme beyanları da geçerlidir ve duruşma tutanağına işlenir.
Sonuç ve Değerlendirme
Şikâyetten vazgeçme, ceza muhakemesinde mağdurun iradesine üstünlük tanıyan önemli bir kurumdur. Şikâyete bağlı suçlarda vazgeçme, davanın düşmesine yol açarken re'sen takip edilen suçlarda herhangi bir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Vazgeçmenin geri alınamaz niteliği, bu kararın dikkatli bir şekilde verilmesini gerektirmektedir. Özellikle aile içi şiddet vakalarında ve iştirak hallerinde şikâyetten vazgeçmenin etkileri daha karmaşık bir görünüm arz etmektedir. Şikâyetten vazgeçme kararı vermeden önce mutlaka hukuki danışmanlık alınması ve tazminat hakları dahil tüm sonuçların değerlendirilmesi önerilmektedir.
Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık yerine geçmez. Şikâyetten vazgeçme konusunda somut bir hukuki sorunla karşı karşıyaysanız mutlaka bir avukata başvurmanız önerilir. Mevzuat değişiklikleri ve güncel içtihatlar doğrultusunda bilgiler farklılık gösterebilir.
Bu makale Av. Mustafa MALGIR tarafından hazırlanmıştır.