Memur Disiplin Soruşturması — Süreç, Cezalar ve İtiraz Yolları

Devlet memurlarının görevleriyle ilgili kusurlu davranışları nedeniyle uygulanan disiplin cezaları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (DMK) 125 ila 136. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Disiplin hukuku, kamu hizmetinin düzenli ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla memurların görev disiplinine aykırı davranışlarını yaptırıma bağlar. Bu makalede disiplin soruşturması süreci, disiplin cezaları, zamanaşımı süreleri, itiraz ve dava yolları ile Anayasa Mahkemesi kararları ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Disiplin Soruşturması Nedir ve Nasıl Başlatılır?
Disiplin soruşturması, devlet memurunun göreviyle ilgili kusurlu bir davranışı olduğu iddia edildiğinde, yetkili amir veya disiplin kurulu tarafından başlatılan, memurun eyleminin araştırılması ve değerlendirilmesine yönelik idari inceleme sürecidir. 657 sayılı DMK m.126 uyarınca soruşturma, yetkili disiplin amirleri tarafından bizzat veya görevlendirilecek soruşturmacılar eliyle yürütülür.
Disiplin soruşturması, şikayet, ihbar veya re'sen (kendiliğinden) başlatılabilir. Soruşturma başlatma yetkisi disiplin amirlerine aittir. Disiplin amirleri, Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nde her kurum için ayrı ayrı belirlenmiştir. Soruşturma emri yazılı olarak verilmeli ve soruşturmacı atanmalıdır.
Soruşturmacının atanmasında objektiflik ve tarafsızlık ilkeleri gözetilir. Soruşturmacı, soruşturulan memurdan hiyerarşik olarak üst konumda veya en azından eşit düzeyde olmalıdır. Soruşturmacının, soruşturulan memurla kişisel husumetinin bulunması gibi tarafsızlığını şüpheye düşürecek durumlar, soruşturmanın hukuka aykırılığına yol açabilir.
Soruşturma sırasında deliller toplanır, tanıklar dinlenir ve ilgili belgeler incelenir. Soruşturmanın en önemli aşaması, soruşturulan memurun savunmasının alınmasıdır. Anayasa'nın 129/2. maddesi “Memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez” hükmünü içerir. Bu hüküm, disiplin hukukunun anayasal güvencesidir.
Disiplin Cezaları Nelerdir ve Hangi Fiillere Uygulanır?
657 sayılı DMK m.125'te beş tür disiplin cezası düzenlenmiştir: uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma. Bu cezalar, hafiften ağıra doğru sıralanmıştır ve her bir ceza türüne karşılık gelen fiiller kanunda tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır.
Uyarma cezası (DMK m.125/A): Memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Göreve geç gelmek veya erken ayrılmak, usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak gibi fiillere uygulanır.
Kınama cezası (DMK m.125/B): Memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, görevle ilgili resmi belge ve araçları korumamak, iş arkadaşlarına ve hizmet alanlara kötü muamelede bulunmak gibi fiillere uygulanır.
Aylıktan kesme cezası (DMK m.125/C): Memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Kasıtlı olarak görev gereklerini yerine getirmemek, devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak gibi fiillere uygulanır.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası (DMK m.125/D): Memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulmasıdır. Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, görevleri yoluyla ve görevleri sırasında öğrendikleri sırları açıklamak gibi fiillere uygulanır.
Devlet memurluğundan çıkarma cezası (DMK m.125/E): En ağır disiplin cezası olup memurun bir daha devlet memuru olarak atanamamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzurunu bozmak, yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak, yetki almadan gizli bilgileri açıklamak, siyasi partiye girmek, memurlukla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak gibi fiillere uygulanır.
| Disiplin Cezası | Niteliği | Cezayı Veren Makam | İtiraz Mercii |
|---|---|---|---|
| Uyarma | Dikkatli olma uyarısı | Disiplin amiri | Disiplin kuruluna itiraz (7 gün) |
| Kınama | Kusurlu olduğunun bildirimi | Disiplin amiri | Disiplin kuruluna itiraz (7 gün) |
| Aylıktan kesme | Brüt aylıktan 1/30-1/8 kesinti | Disiplin amiri | Disiplin kuruluna itiraz (7 gün) |
| Kademe ilerlemesinin durdurulması | 1-3 yıl kademe durdurma | Disiplin kurulu | Yüksek disiplin kuruluna itiraz (7 gün) |
| Devlet memurluğundan çıkarma | Memurluktan ihraç | Yüksek disiplin kurulu | İdare mahkemesine dava (60 gün) |
Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı Nasıl Kullanılır?
Anayasa'nın 129/2. maddesi uyarınca, memura savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez. 657 sayılı DMK m.130'a göre devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez ve savunma için en az 7 günlük süre tanınmalıdır. Savunma hakkının ihlali, disiplin cezasının iptalini gerektiren mutlak bir hukuka aykırılık nedenidir.
Savunma hakkı, disiplin hukukunun en temel ilkelerinden biridir. Soruşturmacı veya disiplin amiri, memura isnat edilen fiili açıkça bildirmeli ve savunmasını sunması için yeterli süre tanımalıdır. DMK m.130'a göre savunma için en az 7 gün süre verilmelidir.
Memur, belirtilen süre içinde savunma yapmaz ise savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Ancak bu durumun geçerli olabilmesi için savunma isteminin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması gerekir. Savunma davetinin memurun bilinen adresine yapılması ve isnat edilen fiilin açıkça belirtilmesi zorunludur.
Savunma hakkı kapsamında memur, avukat yardımından yararlanabilir, tanık dinletebilir, delil sunabilir ve soruşturma dosyasını inceleyebilir. Danıştay içtihatlarına göre, memurun savunma hakkını etkin biçimde kullanabilmesi için soruşturma dosyasını inceleme imkanı sağlanmalıdır.
Devlet memurluğundan çıkarma cezasında, yüksek disiplin kurulu memurun bizzat veya vekili aracılığıyla sözlü savunma yapmasına olanak tanır. Bu duruşmada memur, kendisini avukat ile temsil ettirebilir. Sözlü savunma hakkının tanınmaması da disiplin cezasının iptali nedenidir.
Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?
DMK m.127'ye göre disiplin cezası gerektiren fiillerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 1 ay, devlet memurluğundan çıkarma cezasında 6 ay içinde soruşturma başlatılmalıdır. Her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.
Zamanaşımı süreleri, soruşturma zamanaşımı ve ceza zamanaşımı olarak ikiye ayrılır. Soruşturma zamanaşımı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ceza zamanaşımı ise fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar ve 2 yıl olarak belirlenmiştir.
Soruşturma zamanaşımı süresinin başlangıcı, disiplin cezası vermeye yetkili amirin fiili öğrendiği tarihtir. Bu tarih, fiilin herhangi bir kamu görevlisi tarafından öğrenilmesi değil, disiplin amiri tarafından öğrenilmesi tarihidir. Danıştay, bu konuda istikrarlı bir içtihat geliştirmiştir.
Zamanaşımı süreleri geçtikten sonra verilen disiplin cezaları hukuka aykırıdır ve idari yargıda iptal edilir. Zamanaşımı, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen incelenir. Memur zamanaşımı itirazında bulunmasa bile mahkeme bu hususu kendiliğinden araştırır.
Disiplin cezasının kesinleşmesinden sonra DMK m.133'e göre uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 yıl, diğer cezaların uygulanmasından 10 yıl sonra atamaya yetkili amire başvurularak disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi talep edilebilir. Bu sürelerin hesabında memurun yeni bir disiplin cezası almamış olması koşulu aranır.
Disiplin Cezalarına Karşı İtiraz ve Dava Yolları Nelerdir?
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilir. İtirazın reddi veya doğrudan tüm disiplin cezalarına karşı 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir.
Disiplin cezalarına karşı idari itiraz yolu, cezanın kesinleşmesinden önce kullanılması gereken zorunlu bir yol değildir. Memur dilerse itiraz yoluna başvurmadan doğrudan idari yargıda iptal davası açabilir. Ancak itiraz yolunun kullanılması, dava açma süresini etkiler; zira itiraz başvurusu İYUK m.11 kapsamında dava açma süresini durdurur.
İdari yargıda açılacak iptal davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kararı veren idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Dava açma süresi, cezanın tebliğinden itibaren 60 gündür; ancak itiraz yoluna başvurulmuşsa itirazın reddinin tebliğinden itibaren kalan süre işlemeye devam eder.
2010 Anayasa değişikliğiyle Anayasa'nın 129/3. maddesindeki “Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararlarının yargısal denetimi engellenemez” hükmündeki istisna kaldırılmış ve tüm disiplin cezalarına karşı yargı yolu açılmıştır. Böylece uyarma ve kınama cezalarına karşı da idari yargıda dava açılabilmektedir.
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla disiplin cezalarına ilişkin önemli kararlar vermiştir. Özellikle savunma hakkının ihlali, orantılılık ilkesine aykırılık ve adil yargılanma hakkının ihlali gerekçeleriyle birçok başvuruda hak ihlali tespit edilmiştir. AYM, disiplin cezalarının memurun temel hak ve özgürlüklerine orantısız müdahale oluşturup oluşturmadığını denetlemektedir.
Disiplin Cezalarında Alt ve Üst Ceza Uygulaması Nasıl İşler?
DMK m.125/son fıkra uyarınca geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlara verilecek cezalarda bir derece hafif ceza uygulanabilir. Üst ceza uygulaması ise tekerrür (aynı cezanın tekrarlanması) halinde DMK m.125/son fıkra kapsamında bir derece ağır ceza verilmesiyle gerçekleşir.
Alt ceza uygulaması, disiplin amirinin veya disiplin kurulunun takdirine bırakılmıştır. Memurun geçmiş hizmetleri, sicil durumu, pişmanlığı ve fiilin ağırlığı gibi kriterler göz önünde bulundurulur. Alt ceza uygulanmasında gerekçe gösterilmesi zorunludur.
Tekerrür halinde üst ceza uygulaması DMK m.125'in son paragrafında düzenlenmiştir. Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Tekerrürün gerçekleşebilmesi için önceki cezanın kesinleşmiş olması gerekir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezasının bir üst cezası bulunmadığından, bu ceza için tekerrür uygulaması söz konusu değildir. Aynı şekilde uyarma cezasının bir alt cezası bulunmamakta olup uyarma cezası gerektiren fiilde alt ceza uygulaması yapılamaz.
Disiplin Soruşturmasında Dikkat Edilmesi Gereken Usul Kuralları Nelerdir?
Disiplin soruşturmasında hukuka uygunluğun sağlanması için soruşturma emrinin yazılı olması, soruşturmacının tarafsız ve yeterli kıdemde olması, savunma hakkının usulüne uygun kullanıldırılması, delillerin hukuka uygun toplanması ve kararın gerekçeli olması gerekir. Bu usul kurallarına aykırılık, disiplin cezasının iptaline yol açar.
Soruşturma raporu, soruşturmacının yaptığı inceleme sonucunda ulaştığı tespitleri ve ceza önerisini içerir. Raporda olayın özeti, toplanan deliller, tanık ifadeleri, soruşturulan memurun savunması ve soruşturmacının değerlendirmesi yer almalıdır. Soruşturma raporu, disiplin amirine veya disiplin kuruluna sunulur.
Disiplin kurullarının toplanma ve karar alma usulü DMK ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenmiştir. Kurullar, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar alır. Kurul kararlarının gerekçeli olması zorunludur.
Soruşturulan memurun görevden uzaklaştırılması DMK m.137-145 arasında düzenlenmiştir. Görevden uzaklaştırma, bir tedbir olup ceza değildir. Soruşturmanın selameti açısından gerekli görüldüğünde uygulanır. Görevden uzaklaştırma süresi kural olarak 3 ayı geçemez; bu süre sonunda memur görevine iade edilir veya hakkında karar verilir.
Danıştay ve bölge idare mahkemeleri, disiplin cezalarının yargısal denetiminde hem usul hem esas yönünden inceleme yapmaktadır. Usul yönünden savunma hakkının kullanılıp kullanılmadığı, zamanaşımına uyulup uyulmadığı ve yetkili makamca karar verilip verilmediği; esas yönünden ise fiilin sabit olup olmadığı, fiilin cezayı gerektirip gerektirmediği ve orantılılık ilkesine uyulup uyulmadığı incelenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarda mutlaka bir avukattan profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Bu makale Av. Mustafa MALGIR tarafından hazırlanmıştır.


